Bunlar; ötekiler için :
“Anayasal görevini istismar ve ihlal ediyor!"
“Sahip olduğu devlet imkânlarını kullanarak bütün açıklarını kapatıyor!"
“Bütün yolsuzluk ve hırsızlık delillerini karartıyor !”
“Bütün hukuksuzlukları yalan ve iftira perdesiyle örtüyor !”
“Yeni Türkiye” yaveleriyle Cumhuriyet yerine dikta rejimi kurmaya çabalıyor !”
“Eyalet sistemi getirme bahanesiyle topraklarımızın bir kısmını bölücü terör örgütüne bırakacak !”
“Milletimize ihanet kuyuları açmışlardır!"
“Siyasi hayatı çelişkilerle, birbirini yalanlayan açıklamalar ve hukukun üstünlüğünü yok sayan tavırlarla geçen bir kişidir."
“Erdoğan bugün evet dediğine yarın kolayca hayır diyebilir !"
“Kaçak Saraydan AKP'yi ve hükûmeti yönetmeye devam
etmektedir !"
“Tayyip Erdoğan milletin gözlerinin içine baka baka "Ben Anayasa ve yasaları tanımıyorum. Türkiye'yi keyfimce yöneteceğim." Diyor !"
“MHP olarak bu hukuksuz iktidarın yakasını, hırsızlıkların ve yolsuzlukların peşini bırakmayacağız."
“Hırsızlık ve yolsuzlukları unutturmayacağız. "
“Milletimizin daha fazla aldatılmasına, kandırılmasına izin vermeyeceğiz. " Demişlerdi !
Ötekiler de boş durmamıştı elbette !
“Sen bu saatten sonra assan assan Sayın Öcalan'ın paltosunu vestiyere asarsın"
“Sen ancak Erciyes'te ulumayı bilirsin, Meclis'te erkek değil, ürkeksin"
Şamil Tayyar adlı milletvekili , "Salyalı bunlar, acaba aşıları var mı?" diye mesajlar atmıştı !
“Ağzından köpükler saçarak konuşan siyasetin zavallısı Devlet Bahçeli için bütün o köpükleri itinayla yalayacağı süreç başlıyor"
Hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik:" Topu topu bir avuç partisiniz ! Edepsiz ve ahlaksızsınız !"
“Ankara'da kuluçkaya yatmış zavallı !"
Bilge ! liderin Erdoğan çıkışına cevap olarak :
“Ruh hastası,zavallı,korkak ! Haddini bil itibarsız "
Tabii bu karşılıklı sert ve zaman zaman hakaret içeren söylemlerin sahipleri de bir evrim geçirmiş olabilirler!
Bu; birbirleri hakkında söyledikleri zehir zemberek sözleri sindirmiş ve hazmetmiş olabilirler!
Hatta "zürriyetsiz" gibi alçakça bir sözü de affetmiş olabilirler !
Bütün bu sözlerin yutulması elbette muhataplarının bileceği bir iş !
Hatta geçmişte birbirlerine söyledikleri bu ağır sözleri neyin karşılığında unutacaklarını da bilemeyiz!
Pazarlığın şartlarını bilemiyoruz tabii !
Ama bir işbirliğine gidip aynı çatı altında toplandıklarına göre sadece seçime endeksli olduğu iddia edilebilir !
Ama kafamı karıştıran bir açılama da MHP'li Oktay Öztürk'ten geldi !
“Biz söylediğimiz her lafın arkasındayız. 17-25 Aralık da duruyor, bütün söylediklerimizin arkasındayız!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik içerisinde "Densiz, kanun tanımaz, ahlak bilmez" gibi ifadelerin bulunduğu konuşmaları hatırlatılınca da :
“Ben dün bunları söyledim ama yalan söyledim, yanlış söyledim… Böyle bir şey yok, böyle bir izahatımız yok. Ne var onun yanında? Söylediklerimizin hepsinin arkasındayız"
“Bunların da mı?" diyerek Bahçeli'nin eski sözlerini hatırlatılınca :
“Hepsinin arkasındayız, ne zannettiniz ? Söylediklerimizin o günün şartlarında…" demiş!
Doğru demiş !
“Dün dündür !” dedi diye rahmetli Demirel ile dalga geçilmemişti zaten!
Erkek adam sözünün arkasında durur.
Adamsa sözünü yerde koymaz !
Da ?
Bugün durduğu yerden öyle mi görünüyor acaba?
Gıyaben söyledikleri sözleri hazır yanlarındayken yüzlerine de söylese ya!
Sözün arkasında, söylediğini inkar eden işlere imza atarak durulmaz.
Vicahi çevirmek için bundan iyi fırsat olmaz!
Yoksa öküzün ölüp ortaklığın bozulmasından
korkanlar, ya sözün ne olduğunu bilmiyordur ya da ne söylediğini bilmiyordur !