Engellenmeye çalışıldı !
Baskıyla yıldırmaya çalışıldı !
Şimdi burada geçmişte uygulanan bu tür çirkinliklerden örnekleri yazmaya gerek duymuyorum.
Sadece toplantı yapacakları salonun elektriklerinin kesilmesini yazsak yeter her halde !
Partilerini kurdular muktedirlerin ve yanaşmalarının her türlü ayak oyunları ve çirkin iftiralarına rağmen.
Kısa zamanda teşkilatlanmalarını tamamladılar.Çünkü millet bekliyordu onları!
Dedikodular ürettiler durmadan.Yalanlarla algı operasyonları düzenlediler."Kimseyle ittifak yapmıyoruz!Biz milletimizle ittifak yaptık !" demelerine rağmen "Yok şununla ittifak yapıyorlar !Yok bununla ittifak yapıyor!" gibi yalanlarla korkularını gizlemeye çalıştılar!
İyi Parti, millette karşılığını bulmuştur.Korku birazda bu sebepledir.İsmi silinmeye çalışılan Atatürk'e sarılmaları bile İYİ Parti'nin sayesinde gerçekleşti.Koştura koştura ittifak yapmak için "Ne derseniz kabulümdür!" tarzı siyaset de İYİ Parti sayesinde olmuştur!Baraj korkusu neredeyse kendi varlığını inkar noktasına getirmiştir birilerini !Sanki Türk Milliyetçiliği davası üç-beş kişinin koltuğunu kurtarma davasıdır !

İşte bu gelişmeler ışığında İYİ Parti, 1. Olağanüstü Kurultayını Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştirdi.
"İYİ'ler kazanır" temasının işlendiği kurultayda Meral Akşener yeniden genel başkan seçildi.
Salonda asılan pankartlardan bazıları şöyleydi :
"Türkiye İYİ olacak",
"İYİ'ler kazanır, Türkiye kazanır",
"Engelleri aşa aşa geliyoruz",
"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak",
"Bize güven, kendine güven, Türkiye İYİ olacak",
"İYİ'ler, kötülerden cesur"
11 bin kapasiteli Ankara Spor Salonu'nu dolmuştu ama dışarda da salonun iki katı kalabalık vardı !
Akşener'in ,kendisine "Türkiye'nin umudu Meral Akşener " diye slogan atmaları üzerine Akşener'in :
"Esasında Meral Akşener'in umudu siz gençlersiniz !" diye cevap vermesi çok anlamlıydı.
Salon ve dışarısı bunca kalabalık olmasına ,hem de davet edilmelerine rağmen hiçbir televizyonun (malum merkez medya) kendilerine ayrılan bölümde olmayışları ve kurultay saatlerinde yayın akışlarını değiştirmeyip dizi yayınlaması,medya üzerindeki baskının boyutunu göstermesi bakımından önemliydi.
Sonra çıkıp özgür basın diye car car konuşurlar ama !
Meral Akşener'in konuşmasından satırbaşları şöyle:
"Artık, çözümsüzlük ve umutsuzluk batağına saplanmak yok. Artık güç simsarlarından korkmak yok. Artık, bu ülkede iyileri ve iyilikleri konuşmamızın zamanı geldi. Herkes biliyor, hepimiz biliyoruz, ülkemizdeki bu sessizlik, huzurun sessizliği değil, korkunun sessizliğidir. Ekonomi tepetaklak olmuş yokuş aşağı inerken, korkunun suskunluğunu, huzurun sessizliği gibi yutturuyorlar. Bizler, biz iyiler, o korku duvarlarını yıkacağız. Bizler korkudan susanlardan değiliz, bizler, bağıranlara boyun eğenlerden hiç değiliz. Artık, anlaşıldı ki; ülkemizi iyi günlere İYİ Parti taşıyacak. İşte bu yüzden burası, düğün evidir, bayram yeridir."
'KENDİ DÜZENLERİ İÇİN ÜLKENİN DÜZENİNİ BOZDULAR’
"Sizlere söylüyorum; artık bu aziz millete kör, sağır, dilsiz muamelesi yapamayacaksınız. Gerçeklerin üstünü, korku gücüyle, tehditle, medyaya abanarak örtemezsiniz. Bizler buna izin vermeyiz, vermeyeceğiz.Bugün ülkemizi yönetenler, kendi düzenlerini kurmak için ülkemizin düzenini bozdular. İşsiz ve çaresiz gençlerimizi, plansız programsız açtıkları üniversitelerle oyalayacaklarını sanıyorlar. Yanılıyorlar. Sizler ve bizler, hepimiz; güzelim Türkiye Cumhuriyeti, yalanlar cumhuriyeti olmaktan kurtulsun diye, yorgun, yoksul, korkan, itelenmiş, işsiz ve yalnız kalmış, bıkmış, bunalmış herkesin içi ferahlasın diye siyaset yapıyoruz. Bu aziz millet 'Artık yeter' dediğinde biter en güçlü saltanat. Bu aziz millet 'bitti' dediğinde biter her şey. Çünkü ülkemizin, hepimizin, çoluğumuzun çocuğumuzun, bir tek ama bir tek kişi ayırmaksızın hepimizin rahat bir nefes almaya ihtiyacı var.
Çünkü, anamız, babamız, çocuğumuz, gencimiz, yaşlımız, işçimiz, çiftçimiz, memurumuz, esnafımız, emeklimiz, hepimiz, krizden krize koşmaktan, gerim gerim gerilmekten bıktık, usandık. Millet oradan oraya savrulmaktan bıktı, usandı. Millet sizin sürekli aldatılmanızdan bıktı, usandı. Her aldanışınızdan sonra ağlamanızdan bıktı, usandı. Her aldanışınızın faturasını ödemekten bıktı, usandı. Durmadan ama durmadan yalan söylemenizden bıktı, usandı."
‘ALLAH'TAN BAŞKA GÜÇ TANIMIYORUM'
"Her siyasi partiye nasip olmayacak genişlikte ve nitelikte bir çalışma kadrosuna sahibiz. Daha yola ilk çıktığımızda gördük ki; "siyaset simsarları" için korku dağları sarmış, masa altı ittifaklar çoktan kurulmuş bile. Saray odalarında pazarlıklara oturulmuş, Yargıtaylar tutulmuş, yollar kesilmişti. Özel hayatlarımıza hayasızca dil uzattılar, 'Allah var' dedik. Engelleri aşa aşa geldik. Parti kuramaz dediler, kurduk. Kurultay yapamaz dediler. İşte, hem de on binlerle kurultay yaptık. Bizler engelleri aşa aşa geldik. Önümüze ne kadar engel koyarlarsa koysunlar, onları da aşa aşa geliyoruz. Milletimizin tepesinden sopanızı çekin, milletin omuzunda ele ihtiyacı var, o el olmak için geliyoruz. Ülkemizin unutulmuş değerlerini hatırlatmak, kaybolmuş iyiliklerini bulmak, kapılarımıza kilit üstüne kilit vurmadan yaşamak için geliyoruz. Ta ki, bu aziz milletin her bir ferdi rahat nefes alana kadar.Bizi yolumuzdan döndürebilecek Allah'tan başka bir güç tanımıyorum. Ancak unutmayın ki; kalabalıklarımızın gösterdiği gücü, umudu ve kararlılığı gören güç haydutları, üzerimize daha çok gelecekler. Biz buna da hazırız."
'BİZ MİLLETİMİZLE İTTİFAK YAPIYORUZ’
"Bize her gün bir partiyle ittifak kurduruyorlar. Yapmadığımızı yaptı, söylemediğimizi söyledi olarak yayıyorlar. Dürüst olun ey zalimler. Ahlaklı olun. Edepli olun. 'Fitne ve zulüm ölümden beterdir' diyor Cenab-ı Hak. Eğer böyle devam ederseniz, bilin ki; 'Adınız Haccac gibi zalim yazılır tarihe.' Kim kiminle ittifak yaparsa yapsın, biz milletimizle ittifak yapıyoruz" "
'TÜM ÇOCUKLAR ÖNCE MUTLU OLMALIDIR’
Türkiye'nin bir yalanlar cumhuriyetine dönüştüğünü söyleyen Akşener, konuşmasını şöyle tamamladı: "İYİ Parti, bu yalanlar cumhuriyetini dürüstlük cumhuriyetine çevirmek zorundadır. Velilerimiz daha fazla para harcıyor, çocuklarımız okullarında ortalama bir Avrupa ülkesinden daha fazla zaman geçiriyor. Sonuç? PİSA sonuçlarına göre 52'nci sıradayız, bin 800 saat yabancı dil dersimiz var, ama konuşabilenimiz yok. Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimiyle yap boz oyunları oynanmasına izin vermez. Biz, parası olan ailenin çocuğuyla, parası olmayan ailenin çocuğu farklı eğitimler almasın diye geliyoruz. Çocuklarımız sınavdan sınava koşturan yarış atı muamelesi görmemelidir. Başarılı ya da başarısız, engelli ya da engelsiz, tüm çocuklar önce mutlu olmalıdır. 21'inci yüzyılı doğru anlayabilmek gerekiyor. Ülkemiz 21'inci yüzyılı doğru analiz edebilen insanlarla yönetilmelidir. Yeni yüzyıl, yeni bir insan talep ediyor. Bu talebe ancak farklı düşünebilen,farklı görebilen öğrenci odaklı bir eğitim sistemiyle ulaşılabilir. Doğayı ve çevreyi koruyan tüm projeler, betonlaştırma projelerinden çok daha öne geçmelidir. Tüm doğa ve çevreyi konu alan sivil toplum kuruluşları, yönetim ortağımız olacaklar. Doğrusu budur. Ağaçlar kendilerini koruyamaz, dereler kendilerini koruyamaz, onları sadece ve sadece iyi insanlar korur. Biz koruruz."
Güzel sözler var !İddialı sözler var !Ama güçlü bir iradenin samimi sözleri bunlar
Bu hareket inşallah Türk Milleti'nin unutulmuş veya unutturulmuş değerlerini hatırlatacak ve yaşatacaktır!
Bu iradeyi bugün gören,bu kararlığı gören, dünün engel koyucuları daha bir fazla geleceklerdir üzerlerine ama bunun da farkındalar !kimseye de kanmayacak gibi duruyorlar ve "Biz buna da hazırız." Diyorlar.