“Yalan dünya. Her şey boş” deriz çoğu zaman.
Ama burada yazacağım konu bu serzenişdeki yalan değil!
Hani siyasetçilerin dün söylediklerini daha sonra inkar etmelerine alışmıştık!
Yalanlarına doymuştuk!
Söz verip tutmadıklarını biliyorduk!
Tükürdüklerini yaladıklarını biliyorduk!
Ama !
Ama bir yazarın yazdığı kitabı yalanlamasına şahit olduk ya!
Artık ölsek de gam değil!
Türk siyasetinin yeni oluşumlara gebe olduğu 2000'li yıllarda bir kitap yazıyor!
Ortaya siyasette eski ama partileşmede yeni bir hareketin kitabını yazar.
Maksat bu hareketi hem desteklemek hem de geleceğine yatırım yapmaktır.
O sebeple kitabına “Yenilikçi Hareket” adını verir.
Milleti, bu, sözde yenilikçi harekete ikna etmektir maksadı!
Tanıtımında şöyle demektedir:
“Türk insanının umutla sarıldığı bir partinin oluşumu ve niçin oluştuğu üzerine esaslı bir inceleme kitabı. Aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını görmek için okumak lazım.”
Yazarı merak mı ettiniz?
Nasuhi Güngör!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkadaşı olduğu iddiaları yer aldı basında!
Kitabını okumadım ama Muharrem İnce'nin dediğine göre kitabının 89.sayfasında şöyle bir ifade varmış:
"Erdoğan 2000 yılı Mayıs ayında uzun süredir orada yaşayan Fethullah Gülen ile bir araya geldi"
Biliyorsunuzdur! Muharrem İnce, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın parti kurma aşamasında Fethullah Gülen ile Amerika'da görüştüğünü” iddia etmişti!
İşte Nasuhi Güngör denilen bu adam'ın ! kitabını da kaynak olarak göstermişti!
Ama o da ne?
Kitabın yazarı yazdıklarının yalan olduğunu söylemesin mi?
Sayın Cumhurbaşkanı'nı ne kadar zorda bıraktığının farkında olmuş ki Twitter hesabından yaptığı açıklamada kendi kitabında aktardıklarını yalanladı:
"Kitapta geçen ‘Tayip Erdoğan - Fethullah Gülen’ görüşmesi'yle ilgili iddialar, ne yazık ki somut herhangi bir bilgiye ve belgeye değil, tamamen o dönemdeki bazı dedikodulara dayanmaktadır. Zaten kitapta da buna dair hiçbir bilgi ya da belgeye atıf yoktur" dedi.
Kendi yazdıklarının; “mesnetsiz, dedikodu ve yalan” olduğunu söyleyerek kendini yalancı olarak tanımladı!
Bu yalan yazar, belki de yazdığı bu kitabın yüzü suyu hürmetine bir dönem TRT Haber Dairesi Başkanlığı da yapmış!
Orhan Pamuk falan hikaye!
Bu itirafından sonra Nobel ödülü kesinlikle bu Nasuhi'ye verilmeli! Biz kıymetini bilemedik! Bari onlar bilsin!
Artık Pulitzer mi olur Nobel mi olur onu bilemem!
Ama bu; dedikoduyu gerçekmiş gibi yazarak millete algı operasyonu çeken yazara TRT Haber Dairesi Başkanlığı gibi görevlerin yetmediği anlaşılmıştır!
“Yazdığım yalan” demesi, söz konusu “Hareket”in de hangi temeller üzerine bina edildiğini bize göstermiştir.
Başkası dese neyse!
Bu sefer içerden biri söyleyen!
Kim bilir başka hangi yalanlarla milleti oyaladılar?