Oysa gıldır gıldır gidiyorlardı!
Eski yol arkadaşları!
Birbirlerini iyi tanıyorlardı!
Tabii biz de onları!
Hafiften, üstü kapalı imalarla sözüm ona birbirlerine göndermelerde bulunuyorlardı.
Sonra, bu ikilinin Cumhur İttifakına yönelik ve parti tabanlarında kaymalara sebep olacağını gördüler!
Ve kartlar açılmaya başlandı!
Sayın Cumhurbaşkanı, bu ikili için şöyle dedi:
"Şehir Üniversitesi'nin tahsisini Başbakanlığım döneminde yapan benim. Tahsisini yapan ben olduğuma göre, daha sonra malum zat Başbakan olunca bu tahsisi Şehir Üniversitesi'ne mülkiyet devrine dönüştürmüştür" dedi ve "Öksüz, yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı sıfatıyla bunu sağlıyor. Sayın Babacan var, onun da imzası var bu işin altında. Başka kim var; Mehmet Şimşek var. Başka kim var; O zaman Ulaştırma Bakanı olarak, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun içinde olan Feridun Bilgin var. Hani bunlar dürüsttü"
Sayın Cumhurbaşkanı, eski başbakanını ve bakanlarını dolandırıcılıkla itham ediyordu !
Belli ki Cumhurbaşkanı'nın eski yol arkadaşlarına böyle yüklenmesinin bir arka planı vardı.
Oysa İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili Halkbank'ın tedbir kararı ve Davutoğlu cephesinin bu karara tepkisi, yeni bir gelişme değil.
Öyleyse neden şimdi?
Zamanlamanın manidarlığı tartışılmaz mı kamuoyunda ve özellikle AKP tabanında?
Acaba bunda, ülke genelinde çok fazla bir karşılık bulamamış olsalar da, Davutoğlu ve Babacan'ın partileşme hareketi, AKP tabanında beklenmedik bir ölçüde karşılık bulmasının etkisi var mıdır?
Önceleri tabela partisi olmaktan öteye geçemezler diye düşünülen, bu, yeni oluşumların, AKP ve MHP'nin oy oranına olumsuz manada etki edeceğinin farkedilmesi de bir sebep olabilir mi?
Bu itibarsızlaştırma çıkışının kendilerine bir zararı olmayacağını düşünüyorlar demek ki!
”Madem bunlar dolandırıcıydı, yıllarca aynı yağmurda ıslanırken niye uzaklaştırmadınız yanınızdan?
Bizi niye kandırdınız?
Bu dolandırıcı dediklerinizin bizi Suriye bataklığına sokmasına niye göz yumdunuz? diye sormazlar mı adama?
Memleket film platosu gibi ! Sanırsın “Düşman kardeşler” filmi çekiliyor!
Memleketi bilmem ama Cumhur İttifakı'nın bir beka sorunu olacak gibi!
Baksanıza, MHP'nin mevcut MYK üyesi İbrahim Çiftçi, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sert ifadelerle hedef alan paylaşımlarda bulunmuş.
“Şecaat arz ederken….” Demiş!
“Bugünün hasımları dünün ortakları….” Demiş!
“Kirli çamaşırları….” Demiş!
“Yenilen hurmalardan” bahsetmiş!
“Hukuksuzluğun temelinin atılması….” falan demiş!
Elbette Sayın Bahçeli'yi de zor durumda bırakmış!
Bakalım ilerde disiplin kurulu çalışacak mı?
Yoksa attığı tweetleri kaldırmakla mı yetinilecek?