16 Nisan'daki referandumda YSK'ya güvenimi kaybettim ben!
Şu bizim Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bir alem !
Şöyle bir hatırlayalım :
YSK Başkanı Sadi Güven'e gazeteciler soruyor :
“İYİ Parti 24 Haziran'da yapılacak erken seçime girebiliyor mu ? “ diye.
Siyasi partilerin sicil ve dosyalarını tutan, denetimlerini yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı biliyorsunuz!
YSK Başkanı da:
“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma yeterliliğine sahip olan partilerin listesini isteyeceğiz “ demiş…
Bu arada iktidar ve minik ortağı tarafından sürekli demeçler veriliyor :
“İyi parti seçime giremez! Beş yıl sonrasına hazırlansınlar!” diye
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da, söz konusu bilgi ve belgeleri inceledikten sonra 20.04.2018 saat 17.00 itibarı ile Yüksek Seçim Kurulu'na 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine katılma yeterliliğine sahip olan partilerin listesini YSK'ya göndermiş.Tabii ki listede İYİ Parti de varmış.
Bu listeye rağmen YSK 21 Nisan Cumartesi 1 üyenin katılmadığı 10 üye ile bir toplantı yapıyor ve Yargıtay'ın gönderdiği seçime girebilecekler listesinde olmasına rağmen İYİ Parti'nin seçime girip girmemesini oyluyor!
Ne hikmetse 5 üye giremez,5 üye de girebilir diye oy kullanıyor !
Bunun üzerine İYİ Parti'yi seçime sokmamaya kararlıymış gibi YSK Başkanı Cumartesi günü bir açıklama yapıyor ve konuyu görüşmek üzere -neyini görüşeceklerse- Pazartesi tekrar toplanacaklarını söyler!
Pazartesini bekleyen bazıları çıkacak kararı da biliyorlardı elbet!
Sanki demokrasi bir ahlak rejimi, bir hukuk rejimi değildi!
Yargıtay'ın seçime girebilir dediği bir partiyi seçime sokmamak ne demekti peki ?
Hukukun üstüne basmaktı !
Hukuku çiğnemekti !
Hukuku tanımamaktı !
Milletin iradesinden korkmaktı!
Muhaliflerin yargı yoluyla engellenmesi demekti !
Millette karşılığı olan ve teşkilatlanmasını tamamlamış bir siyasi partiyi daha yola çıktığı günden beri engellemeye çalışıyorlar!
Engel çıkarmanın, milletin onlara teveccühünü daha da arttıracağını hesap edemediler belli ki !
Pazar günü, yani Pazartesi beklemeden CHP'den 15 yürekli insan İyi Parti'ye geçerek İYİ Parti'nin mecliste grup kurmasını sağladılar! Bu yüksek bir karakter gerektiren demokratik bir tavırdı.
Sonra YSK'dan İYİ Parti hakkında açıklama geldi. İYİ Parti dahil 10 parti seçimlere girecekti. YSK, İYİ Parti'ye ilişkin gerekçeli kararını ise "Teşkilatlanmayı bitirmiş olmak ve TBMM'de gurup kurmuş olmak" olarak açıkladı.
Teşkilatlanmayı bitirmişse YSK neyi oylamıştı?
Hiç bunlara gerek kalmadan “İyi Parti seçime girebilir “ diyemezler miydi?
Neyi beklediler ?
Şimdi bütün bunları niye yazdım?
YSK Başkanı Sadi Güven son yaptığı açıklamada :
"Türkiye'de seçim başlamadan seçim sonuçları üzerinden algı oluşturmanın anlamı yok. Seçimler güvenli. Mükerrer seçmen yok, sahte seçmen yok, sahte oy pusulası kullanıldı diye bir iddia yok. Bütün bunlar yokken daha seçim başlamadan seçim güvenliği üzerinde tartışma yaratmak çok doğru değil, biz her türlü tedbirleri alıyoruz..." demiş!
Bir tek “Yerseniz !” demeyi unutmuş !
Yani seçimler güvenli demiş!
Mükerrer seçmen yok demiş!
Sahte seçmen yok demiş!
“Kimse sahte oy pusulası kullanıldı diye iddiada bulunmuyor! “demiş!
“Radyo ve televizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basın, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamayacak.” demiş !
Hele şu televizyon ve yazılı basının tek yönlü yayın yapacağına adım kadar eminim!
Hatta bırakın özel Tv'leri devlet televizyonu bile tek taraflı ve tarafı da belli zaten!
Doğan Medya zaten millet yararına satılmıştı bi kere!
Bu yasaklar ve açıklamaları hiç seçim yaşamamış bir ciddi ciddi okuyabilir!
Ama daha önce seçim yaşayanların ,yaşananla yayınlanan arasında ne kadar fark olduğunu anlamadığını zannediyorlar herhalde ?
Milletin aklıyla sanki dalga geçiyorlar !
Aslında seçim sonuçlarını değerlendirmeye de zahmet etmesin YSK !
Nasıl olsa sonuçları Anadolu Ajansı onlardan önce açıklıyor!
Basın yayın dediğiniz YSK'nın yasağına uysa zaten birkaçı dışında hiçbiri yayın yapamaz!
Zaten tamamına yakını muhalefet söz konusu olunca belgesel yayınlıyor, iktidar söz konusu olursa “Padişahım çok yaşa !”
Vatandaş mı?