Atıklarımızdan Sorumluyuz
Hayır, artık çöplerimiz için “At gitsin..” dememeyi öğrenmeliyiz. “Ne olacak canım, alt tarafı çöp işte..” diye düşünmenin ne denli anlamsız ve sorumsuzca olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Hergün tonlarca ürettiğimiz atıklarımız -söylemeye dilim varmasa da- artan nüfusa oranla küçülen Dünyamızı dev bir çöplüğe dönüştürüyor. Sadece küresel bir çöplük yaratmakla kalmıyor aynı zamanda atıklarımızdan çevreye salınan çeşitli zararlı gaz ve sıvılarla canlı sağlığına da zarar veriyoruz.
Evsel ve endüstriyel atıklarımızın yanısıra kurum ve kuruluşların ürettiği tonlarca atık yerel yönetimlerin acil çözümlemesi gereken sorunların başında yer alıyor. Uygarlık yolunda daha ilerlemiş ülkelerin çözüm modelleri inceleniyor, yerel yönetimler, çevre örgütleri, ilgili bakanlıklar ve sağlık kuruluşları farklı çözüm önerileri üzerinde sürekli çalışmalar yapıyorlar. Amaç; doğayı ve çevreyi olabildiğince korumak ve insana daha yaşanabilir bir Dünya sunmaktır.
“At gitsin..” demeden önce yeniden ve tekrar tekrar düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü her atık çöp değildir, olmamalı da.. Değersiz, işimize yaramayan ve çöp olarak tanımladığımız birçok şey aslında büyük maliyetlerle üretilmiş nesnelerdir. Örneğin; ambalajlar..
Akılda kalması için kolay bir örnek vermek istiyorum. Satın alınan bir beyaz eşya ambalajında bile naylon, karton, plastik ve destek köpüğü gibi geri dönüşüm özelliği bulunan ambalaj ürünleri çöpe gidiyor. Eşyanın sarıldığı naylonun, karton ya da mukavva kutunun, sarsılmayı önleyici köpüklerin, vb.. tümünün birer maliyeti var ve bu maliyetler tüm ulusun cebinden çıkıyor. O nedenle yaşça büyüklerimiz, bilinçsizce attığımız ya da zarar verdiğimiz şeyler için bize “Evladım yazık değil mi? O bir milli servettir..” der. Yani ülkemizde üretilmiş her şeyin ulusumuza bir maliyeti var, demek isterler..
AMBALAJ ATIKLARI GERİ DÖŞTÜRÜLEBİLİR
Özellikle ambalaj atıklarımızı dikkatsizce çöpe attığımızda, doğanın hızla kirlenmesine katkı sağladığımız gibi ekonomik bir değeri de kendi ellerimizle çöpe savurduğumuzu aklımızın bir köşesinde tutmalıyız. “Eee.. ne yapmalıyız?” diye düşündüğünüzü biliyorum. Her şeyden önce üzerinde yaşadığımız dünyada kendimizin de doğanın bir parçası olduğu bilinciyle atıklar konusunda, özellikle ambalaj atıkları konusunda daha duyarlı olma yönünde bir algı geliştirmeliyiz. Ambalaj atıklarının geri dönüştürülebilirliğini yakın çevremizdeki herkese, ailemize, dostlarımıza ve arkadaşlarımıza anlatmalıyız. Bilinçlenme eğitim gerektirir. Önce kendimizin öğretmeni sonra çevremizin eğiticisi olmalıyız. Bu konuda öğretmenlerimize de çok büyük sorumluluklar düşüyor. Sivil toplum kuruluşları da kollarını sıvamalı çünkü kentler bizim ise Dünya hepimizin, tüm insanlığın..
DİKKAT ETMEK YETERLİ
Evet, atıklar konusunda dikkat etmek, özenli ve toplumsal sorumluluk bilinciyle davranmak gerekli. Her şeyi “çöptür..” diye aynı yere koymak yerine, en azından ambalaj atıklarını farklı bir alanda biriktirerek yerel yönetimin ilgili birimlerine “Bu, geri dönüştürülebilir ambalaj atığıdır..” diye vurgulayarak teslim etmek gerekir.
Ambalaj atıklarımızın kaynağında ayrı toplanmasının ve geri dönüşümünün sağlanmasının toplum sağlığı, ekonomik, çevre ve doğaya etkileri açısından çok önemli yararları var. Atıklarımız konusunda biraz dikkat etmemiz yeterli olacak.
Kentte ve köyde yaşayan herkes kendi atığından sorumludur. Sokağından, mahallesinden, kentinden, ülkesinden sorumlu olduğu gibi.. “At, gitsin..” dönemi çoktan bitti, çoktan.. Atmazsak bizim olur yoksa çöp olur gider.
AMBALAJ ATIKLARIMIZI AYIRALIM..