İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar geçen süreçte tarım ve hayvancılık toplumların ekonomisinde çok önemli, hatta yaşamsal rol oynamıştır.
Su kaynaklarının bulunduğu havzalarda yapılan ilk tarım çalışmaları gelişen teknoloji ve yeni anlayışlar çerçevesinde tarımı saksıda yapılır kılsa da bilim insanlarının tarıma bakışı hiç değişmedi.
Ekimden hasada kadar olan süreçte tohum, toprak, su ve oksijen birlikteliği tarımın gelişmesinin ve doğru yapılmasının temelini oluşturmaktadır. Her coğrafyada “gelişebilir tarımın” yapılması bilim insanlarının ve tarım uzmanların işi olsa bile deneyimli, usta üretici hangi toprakta, hangi tohumu ekince ne kalitede ve ne miktarda ürün alabileceğini az-çok anlayabiliyor.
Tohum kalitesi, suyun ve havanın çevre faktörleri nedeniyle oluşan kirlilik düzeyi ne kadar önemliyse ekim yapılacak alandaki toprağın yapısı, içerdiği değerler ve kalite açısından verimliliğe yapacağı olumlu ve olumsuz katkılar da o denli önemlidir.
Uzmanlar, yaşlanmış, verimliliği azalarak tarım yapılabilirlik özelliği kalmamış toprağın ana niteliklerini kazandırmanın (toprağı yeniden düzenlemenin) bitkiye doğrudan gübre ya da çeşitli kimyasallar verilmesinden daha yararlı olacağını belirtmektedirler. Değerleri açısından yoksullaşan ve çoğu özelliğini yitirmiş toprakta yapılan üretimin zorluklarını çiftçimiz her dönemde yaşamaktadır.
Günümüzde zararını beşikteki bebeğin dahi bildiği kimyasallarla beslenerek hasadı yapılan ve sofralarımıza kadar ulaşan tarım ürünlerini artık hepimiz tanıyoruz.
Bitkiyi daha hızlı büyütme ve hasat döneminde bol verim alabilmek amacıya uygulanan kimyasal (hormon içerikli) gübreleme yerine, toprak ıslahına gidilmesinde kamu sağlığı açısından yarar görülmektedir.
Tarım uzmanlarının söylediği ilk söz, “Toprak Analizi”dir. Toprak yapısını, toprağın su ve oksijen geçirgenliğini, su tutma özelliğini, içerik değerlerini tanımadan doğru ve başarılı tarım yapılabilmesi olası değil. Aynı coğrafyada olsa bile farklı yörelerdeki ve farklı yüksekliklerdeki toprak değerleri aynı değildir.
Saydığım bu önemli ayrıntıları göz önünde bulundurarak, her çiftçi, her üretici önce toprağını tanımalı ve toprağını tarıma yönelik hazırlamalıdır.
Bitkiler, bebeklerin ana kucağında büyümeleri gibi, toprağın, üstün değerlere sahip, nitelikli ve verimli ortamında yetiştirilmedir. Hangi iklim koşulunda olursa olsun, yapısı düzenlenmiş toprak, bitkinin sağlıklı büyümesine yarar ve katkı sağlayacaktır. Doğru tarım uygulaması; nitelikli tohum, doğru ve yeterli sulama, düzenlenerek öz değerleri kazandırılmış toprak ve temiz hava ile başarılabilir.
Ekininiz iyi, ürününüz kaliteli, hasadınız bol olsun..