Kimileri için gündelik işlerden biri gibi görünse de armağanlaşmak öyle incelikli bir iştir ki, tarifi güç.. Bir gönül hoşluğudur armağan vermek, bir davranış inceliği, zarif bir insan eylemidir. Almak da öyle; bir yürek güzelliğidir, incelikli bir haz, insana en yakışandır. Bir alışveriş olmadığına göre, ne verildiğinin çok da önemi yoktur. Yeri gelir bir garsona bahşiş, bir çocuğa çiklet ya da yorgun bir emekçinin alın terini serinletecek içecek olur armağan. Geçmişin unutulmuşluklarını genç yüreklere taşıyan eskilerden bir fotoğraf, tavanarasından bir kırık taş plak, belki de bir giysi olur tozlu sepya duygularla..
Verenin duygusunu, heyecanını, düşüncesini taşımayan armağan sadece bir eşyadır. Çiçek, kitap, kalem, biblo, eşarp, fotoğraf çerçevesi, kravat ya da neyse.. Önemli olan elle değil yürekle verilmesidir, duyguyla..
Armağan vermek, dikkat, özen ve incelik isteyen çok önemli bir iş. Alana; bir duygu, bir düşünce, bir anlam katarak onu çoğaltacak, ruhsal zenginlik yaratacak bir eylem..
Herşey armağan olabilir.. Beğendiğimiz bir film ya da tiyatro biletini armağan edebilir, yıllarca avcumuzda tuttuğumuz bir anahtarlığı dostça duygularla sevdiklerimize verebiliriz, yeter ki vermesini bilelim. Yeter ki bir duyguyu iletsin, bir düşünceyi, bir inceliği..
Sevgi.. Sevginin de armağan edilebileceğini bilmemek ne üzücü ve düşündürücü. Oysa “sevebilmek” insanın verebilme gücü, “sevgi” ise sevenin gücüdür. Öyleyse neden dostlarımıza sevgiyi ve unutulmamışlığı armağan etmeyiz ki ?
Eksilmediğimizi, değerlerimizi yitirmediğimizi, unutmadığımızı armağanlarımızla duyumsatabiliriz dostlarımıza, sevdiklerimize.. Sözlerimizi, dokunuşlarımızı, düşüncelerimizi, bakışlarımızı, davranışlarımızı ve dostluğumuzu armağanlar anlatır onlara.
Kitap. İşte, en yararlı armağan.. Hangi nedenle olursa olsun toplumsal aydınlanmaya katkı sağlayacak nitelikli yayınları en yakın dostlarımıza, arkadaşlarımıza, çocuklarımıza ve herkese armağan edebiliriz, etmeliyiz de..
Kurban Bayramının güzelliğini çocuklara ve gençlere armağan edeceğimiz kitaplarla daha da anlamlandırmak hiç de zor olmasa gerek. Onların merak ve ilgi alanlarını doğru analiz ederek ve eğitim ve yeti düzeylerini, bilgi birikimlerini gözönünde bulundurarak edindiğimiz kitaplarla bir yandan farklı sevinç ve heyecanlar yaratırken diğer taraftan da değer verdiğimiz insanların kültürel zenginliğine, bilgi dağarcığına katkı sağlamış oluruz. Paylaşırız öğrendiklerimizi..
“İnsan Olmak”.. İnsana yakışan ve herkese sunulabilecek en anlamlı armağandır. Her zaman, her yerde ve büyükten küçüğe, yaşlısından gencine, herkese gönül rahatlığıyla verilebilecek yegane anlamlı armağandır insan olmak, insan olabilmek, insan kalabilmek.
Sevgi dolu bir tebessüm, dostça bir bakış, birkaç güzel sözcük ve insanca davranış aslında en güzel armağandır. Çocuklarımızın küçücük beyinlerine şiddet, öfke, saldırganlık ve sevgisizlik tohumlarını serpiştiren kesici ve delici alet oyuncaklarını (kılıç, bıçak, ışın kılıcı, kama vb.), canlı yaşamını hedef alan patlayıcı, yok edici alet ve araçların oyuncaklarını (silah, su tabancası, tüfek, lazer tabancası, tank, zırhlı araçlar vb.) armağan etmek yerine, onlarda hayvan sevgisini, bitki ve doğa bilincini yükseltecek, insani duygularını geliştirecek uygun armağanların tercih edilmesi daha doğru olur.
Bayram sevincinde, kitap ve bilimle dolu nice güzel günlerde armağanlaşmak üzere esenlikler dilerim.