“Hakaret etmek değil, haberdar etmektir..”
Gazeteciliği, bir gazete veya derginin hazırlanmasında ve yayınlanmasında görevlendirilen kişilerin mesleği olarak tanımlayabiliriz. Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına çabuk ulaşma ve bu kaynaklardan edindiği bilgi ve haberleri okurlara tüm gerçekçiliğiyle ve doğru biçimde aktarma sorumluluğunun ayrımında olan kişidir.
Gazeteciliğin amacı, kamuyu olup bitenden bilgilendirmek, haberdar etmektir. Gazetecinin görevini yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazılar yazması gerekir. Haber yazıları yada görüntüler sadece gerçeği yansıtmalı ve tüm yalınlığıyla, doğru hazırlanan haberi okura ve izleyicilere servis etmelidir.
Gazeteci, haberini en güvenilir bir kaç kaynaktan doğruladıktan sonra yayınlar. Gazetecinin egemen güclerin etkisinde kalmaksızın çalışmasını yürütmesi, onun toplum içerisinde güvenilirliğini sağlarken hazırladığı haberinin de güvenilirliğini kanıtlar. Bu nedenlerden ötürü gazetecilerin sözünün eri, dürüst ve güvenilir kişiler olması zorunludur. Gazetecilik bir meslek olduğu kadar aynı zamanda soran, sorgulayan bir yaşam biçimidir. Gazetecilik sürecinde ekonomik ve siyasal güç odaklarına karşı yansız olan insan, gazetecidir.
Basın toplumun aynasıdır. Toplumda yaşananları yine topluma yansıtır. Bu ayna ne denli temiz olursa yansıttığı görüntü de o denli berrak ve arı olur. Ayna kirlenmeye başladığında toplumu, olduğu gibi, gerçekçi ve net bir biçimde yansıtmamaya başlar. Bu küçük benzetmeden yola çıkarak şu sonuca ulaşabiliriz;
Gazeteci; yasalara ve insanın evrensel değerlerine, hak ve özgürlüklerine saygılı, dürüst, doğru, etik değerler ve toplumsal duyarlılıklar konusunda dikkatli, üretken kişi olmalıdır.
Herhangi bir siyasal anlayışın yada çıkar grubunun etkisi altında kalmaksızın, açık fikirli, önyargı ve sabit düşünceden uzak ve kişilik haklarına saygılı olmak, gazeteciliğin temel ilkesidir. Gazetecinin çalışma alanı tüm evrendir. Gazeteci bir dünya vatandaşıdır. Dil, din, ırk, renk, yöre, cins ayrımı yapmaksızın herkese ve herşeye eşit uzaklıkta/yakınlıkta kalarak haberini oluşturur.
Gelişmesi gecikmiş çoğu ülkelerde basın yayın kuruluşlarından bazılarının, halkın değil, sadece egemen çıkar odakalarının sesi olduğuna tanık oluyoruz. Doğru olmayan bu olgunun haber alışverişiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Gazeteceliğin temel ilkelerinden biri; yansız ve özgür olmasıdır. Ülkemizde de medya tröstlerinin oluşması sonucunda, gerek basılı gerekse televizyon gazeteciliğinde, mesleki etik kuralların uzağında kalındığını görüyoruz. Engellemeler, işten çıkartmalar, baskı ve habere sansür getirilmesi bunları örnekleyen uygulamalardan bazıları..
Gazeteci, sorgulayandır ama yargıç değildir. Kuşkuyla araştırdığı konuları habere dönüştürürken hiçbir insani değere zarar vermeyecek biçimde görevini yapar. Bağımsızdır. Bir medya kuruluşunda hangi konunun, nasıl haber yapılacağını belirleyen temel ölçüt gazetecilik değerleridir. Bunun kararını vermesi gereken kişilerin dünyaca kabul gören gazetecilik ilkelerinden, etik değerlerden hareket etmeleri gerekir. Amacı, halkın doğru bilgi edinmesini sağlamak olan gazetecilik iş kolu, gerçekçi ve doğru haberlerle toplum içerisindeki saygın yerini oluşturur, oluşturmak zorundadır, yoksa inandırıcılığı kalmaz.
Gazetecilik hakaret etmek değil, toplum katmanlarının sesini duyurmak, aynı zamanda onları haberdar etmektir..