Yıllardır hayvanları izlerim.. Onların neler yaptıklarını, birbirleriyle olan ilişkilerini, davranışlarını gözlerim. Kediler, köpekler, sincaplar, kuşlar, kablumbağalar, böcekler, inekler, koyunlar, atlar, karıncalar, eşekler, örümcekler, vb.. tüm hayvanların tek amacı açlıklarını gidermek, beslenmek, sorunsuz ve güvenli bir ortamda dinlenmektir..
HANİ HAYVANLAR VAHŞİYDİ?
Hayvanların tüm saldırganlıkları, hırçınlıkları sadece hayatta kalabilmek içindir. Bunun ötesinde, başka hiçbir istek ve arzuları yoktur. Hayvanları insanlardan ayıran en belirgin özellik de bu olsa gerek. Durum böyle olunca; bir insan olarak, kendime dönüp, insanlığımı sorguluyor olmam pek de yadırganacak birşey olmamalı.
Hangi hayvan kıskanç, açgözlü, ötekileştiren, hırsız, acımasız, yalancı, dedikoducu ve laf taşıyıcıdır? Yanıt: “Hiçbiri”. Oysa, insanoğlu öyle mi? Hayvanlarda bulunmayan birçok nitelik ve özelliğe sahip olan insan, bu doğal yetenekleri kullanarak kendi türünü acımasız bir felakete sürüklemeyi başarmıştır. İşte örneği: “Dünya nüfusunun %90'ı yoksul ve acı içindedir.” İnsanlığın geçmişi tarihi ve evrensel hastalıklarla dolu. Bunlardan en önlenemez olanı “mülkiyet duygusu”dur. İnsanların beynindeki bu kıvılcımı ateşe döndürmeyi yine insanlar başarıyor. “Sahip oldukların kadar varsın” anlayışı bir çığ gibi önüne kim çıkarsa silip süpürüyor. Herkes, ama herkes birşeylere sahip olmak için yarıştırılıyor. Konut, otomobil, arazi, şan şöhret, ünvan, koltuk, siyasi rant, güç, varsıllık, vb hedefler için birbirini boğazlayan insanlarla dolu dünya..
RÜŞVET ALAN HAYVAN YOKTUR
Ben hiç rüşvet alan hayvan görmedim. Hak yiyen de.. Yetersiz malzeme kullanarak yaptığı inşaatlar ile depremde binlerce canın yokolmasına neden olan hayvan da yoktur. Faili meçhul cinayetlere neden olan, yasadışı uygulamaları gerçekleştiren, emek sömüren, trafik canavarı olan, yalan söyleyen, dedikodu yapan hayvan da bilinmez. Terörist olan, biber gazı kullanan, doğayı kendi amaçları doğrultusunda talan eden, çevreyi kirleten, ağaç keserek yüzlerce senede oluşan ormanları yok eden, KFC gazı kullanarak küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden olan hayvan var mı?
Düşüncesinden dolayı kendi türünden olan canlıları kodese tıkan, işkence yapan, zulüm uygulayan hayvan da yoktur sanırım. Gençleri anlamak yerine üzerlerine zırhlı araçlar süren, onları coplayan hatta kışkırtan, çözüm yerine sorun üreten, kendi ülkesinin kanayan sorunlarını sümen altı yapmak için başka ülkelerin sorunlarıyla gündem değiştirenleri anlamakta güçlük çekiyorum.
ŞİDDET, ÖFKE, KİN..
Hergün giderek çoğalan şiddet tutkusu, gücü elinde bulunduran medya tarafından insanoğluna damardan veriliyor. Gazeteler, televizyonlar, sosyal medya şiddeti özendiren, öfke ve kin dolu bilgiler aktarıyor. Ölüm haberleri maç skorları gibi sunuluyor izleyiciye, dinleyiciye.. Politik sömürü aracı da yapılsa; insan'ın vahşi bir yaratık olduğu düşüncesine hiç kimse karşı çıkmıyor, çıkamıyor. Çünkü gerçek..
SEVGİ Mİ, O DA NE ?
Sevgisizlik yamaçtan yuvarlanan kar topu gibi gitgide büyüyor. Sevgi ve saygının olmadığı yerde “acımasızlık” da karanlık odalarda kendini büyütüyor. Dinsel söylemleri kendi maddi çıkarları ve güçleri doğrultusunda kullananların “uygarlık” ve “demokrasi” sözcüklerini de ağızlarından düşürmediklerine tanık oluyoruz. İnsanoğlunun ilkel içgüdüleri insanlık değerlerinde erozyona neden olurken ilerleyen teknoloji insanın öldürme yeteneğinin de gelişmesine yol açıyor. Yapay tehditler savaşlara neden oluyor, ülkeler yeni teknolojilerle donatılmış özel eğitimli silahlı güçlere, ordulara, polislere sahip oluyor. Devletler halkın refahı için harcamaları gereken paraları silah tüccarlarına kaptırıyor. Dünya insanlığının %10'u güllük gülistanlık ve bir eli yağda bir eli balda yaşarken, %90'ı kaderine terkedilmiş, kimi ülkelerde şiddet ve zulüm görüyor, kimi ülkelerde ise uygarlıktan habersiz yaşam sürüyor. Organize cinayetler ve savaşlarda canlarından olanların sayısını yazmaya elim varmıyor artık..
“Elbette, refah her insanın hakkıdır” diyen siyasilerin büyük yalanları sürdükçe, düşünceye sansür, işkence, zulüm ve savaşlar sona ermedikçe, insanlığımdan utanmaya devam edeceğim..