Kentleşme sürecindeki şehirlerin en önemli adımlarının başında müzeler gelmektedir.
Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapılara “Müze” dendiğini hepimiz biliyoruz.
Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak, bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarını sağlamak amacıyla oluşturulmuş kurumlardır.
Müzelerde bulunan nesnelere ait bilgiler müze içinde ve dışında yazılı ve sözlü olarak açıklanır. Müzeyi gezen ziyaretçilerin müzedeki eserler hakkında detaylı bilgi edinmeleri sağlanır. Onlara müzelerle ilgili bilgiler verilir.
Müzeler ülkelerin kültürel değerlerinin oluşmasına önemli katkılarda bulunurlar. Bilim, sanat, folklor ve antika eşyalar gibi çeşitli konulardaki eserleri bir arada sunabileceği gibi doğa, etnografya ve havacılık gibi tematik konulara ait eserleri de sergileyebilirler.
Müzeler, insanlığın geçmişine ait materyalleri, bunların bulunduğu çevreyi araştırır ve korur. Elde edilenleri halka sunarak halkı eğitmeyi, geliştirmeyi amaçlar. Müzeler, toplumun hizmetinde sürekli ve kalıcı olan, kâr amacı gütmeyen kurumlardır. Müzelerin işlevlerini; toplama (derleme), belgeleme, koruma (bakım - onarım) sergileme ve eğitim olarak sıralayabiliriz. Dilerseniz bu işlevlere göz atalım..
Toplama (derleme): Müzeler, eserlerini toplarken farklı yöntemlere başvurur. Bunlar satın alma, arkeolojik kazı, bağış ve değiş tokuş yöntemleriyle elde etme olarak sıralanabilir.
Belgeleme: Eserleri belgeleme, kaydetme, arşivleme, araştırma ve sistemli olarak sıralamadan oluşur.
Koruma: Müzelerin öncelikli ve en önemli işlevidir. Müzelerde, eserlerin korunması için malzemelerin bozulmasına, yıpranmasına neden olan yıkıcı etkenlere karşı önlemler alınmaktadır. Müzeler, sadece eserler yoluyla bilgi aktarma değil, bireylere koruma bilinci kazandırma bakımından da önemli kurumlardır.
Sergileme: Sergileme, müzelerdeki eserlerin insanlarla buluştuğu andır. Müzeler, kültür hizmeti veren kurumlar arasında yer alır; sergi gibi aktivitelerle ilgi çeker.
Eğitim: Müze, insanlara ilgi çekici ve özgür bir öğrenme ortamı sağlar. Müzeler yalnız sergi alanlar değil aynı zamanda eğitim alanlarıdır. Günümüzde müzeler okul ve toplumla iş birliği yaparak “duvarsız sınıf”ın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Müzede eğitim kapsamında atölye çalışmaları, oyunlar, dramalar, tartışma oturumları, konferanslar vb. etkinlikler de yapılabilir. Müzeler, eserleri barındırma ve gelecek kuşaklara aktarma, sanat ve eğitim kurumu olmanın yanında kütüphaneleri, sergileri, toplantıları, çok işlevli salon ve atölyeleri, açık alanları ile hoşça vakit geçirten, eğlendirirken öğreten mekânlardır.
Bir bölgede derlenen kültürel, tarihsel ve sanatsal eserlerin sergilenebilmesinde yerel yönetimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Müzedeki eserlerin sergilenmesi, saklanması ve korunması için gerekli teknik bilgileri içeren bilimsel çalışma alanına müzecilik adı verilir. Müzecilik; müzenin kurulması, müzede yer alan eserlerin hangi çağa ait olduğu, nereden geldiği veya kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, sınıflandırılması, gerekliyse onarılması, ısı ve nem gibi dış etkenlerden korunması gibi konularda etkinlik gösterir. Müzecilik alt yapısına sahip olmayan şehirlerde oluşturulan yapılar müzeden çok oradan buradan toplanmış nesnelerin gösterildiği eskici dükkanını andırır.
Çocuklarımızı, varsa şehrimizdeki yoksa en yakın kentteki müzelere götürelim. Onların toplumumuzun ve bizden önceki uygarlıkların yaşamları hakkında bilgilenmelerine katkı sağlayalım..
(devamı var..)