Yaz sıcakları kendini iyiden iyiye duyumsatmaya başladı. Temmuz ayının sonunu yaşadığımız günlerde belki yüreklerimize bir serinlik verir ya da bir Keltepe esintisi yaratır diye bir ay geriye, Temmuz öncesine, Hazirana uzanıp, ilkbahardan yaza “Merhaba” diyen o güzel günlerin ferahlığını yeniden yaşayalım istedim..
“Kalbim büyüse de büyümedi içimdeki çocuk.. ...ama zamanla olgunlaştı Haziranlarım. Yeni gelenler sonbahara daha yakın şimdi... Eski mektuplar ve sepya renkli fotoğraflarla dolu bir albümde hayatım... Haziran doğumlu... Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin'den artakalan: “Sokaktayım / gece leylak ve tomurcuk kokuyor / yaralı bir şahin olmuş yüreğim uy anam uyanam... Haziranda ölmek zor”... Lakin doğmak da zor Haziran'da... Yaz kapıyı çalsa da;... biliyoruz sonu hazan... Yine de seviyorum seni... Yarim Haziran..!”
Meslektaşım ve arkadaşım, gazeteci Can Dündar'ın “Yarim Haziran” şiirinden bir pasajla yazmaya karar verirken şiirin bütününü gazetemizin gelecek sayılarında sizinle paylaşmak için kendi kendime söz vermiştim..
Herkesin Haziranı duyumsaması, algılaması ve anlaması farklı.. Çünkü, herkesin Haziranı farklıdır. Haziran, baharı uğurlayıp yazı karşılayandır bizimle elele.. Yaz'ın yüzümüzü okşayışı, elimizden tutuşudur.. Yüreklerin tutuştuğu ilk haz zamanlarının çıkageldiği, gözlere düşen süzgün bakışların o unutulmaz duyumsamasıdır Haziran..
Hasretle beklenilen aylar boyunca, iple çekilendir sanki. Aşkların, pişmanlıkların, tövbelerin, sözlerin zamanıdır o.. Serin bahar günlerinin sonu, ılık yaz akşamlarının yıldızlı müjdecisidir Haziran. Her seferinde yeniden sevgiyi öğreten bir ders, bir okul, bir öğretmen gibidir..
Tırpanıyla ekin biçen, zerzevat hasadı yapan çiftçilerin alınteri, sıcak basan işçinin fabrika kâbusudur. Yaman aydır Haziran, yaman aydır da bekleyeni bol, beklenileni çoktur Temmuz öncesinin.. Gecikmiş baharların, erken gelen hazan mevsiminin titrek fısıltısı, serzenişidir.
Özlemdir Haziran, tomurcuklanmış yüreklerde suya susamış aşk fidanları gibi. .. ve özlemdir özleyene, özlenene.. Özlemdir, kışı kıskandıran yazın kavurucu sıcağına.. Odunsuz, kömürsüz savuşturulan uzun, soğuk, karanlık ve yoksul gecelerin sabahına özlemdir. Ak zambaklı bahçelerin sümbül renkli akşamlarına, yaprak yaprak olmuş akasya dallarına, manolyalara özlemdir.
Ahh! Haziran, keşke duygularımı anlayabilseydin, sevincimi, coşkumu ve öfkelerimi bilebilseydin.. Güzellikleri birlikte yaşadığımız gibi, dertlerimi de paylaşabilseydin.. Beni terketmeyip arkadaşım, yoldaşım olsaydın.. Bak, vaadettiğin ılık Temmuz akşamları da bırakıp gidiyor şimdi. Saman renkli Ağustos sıcağında ne yaparım bilmiyorum. ... ama şu gerçek ki; seni çok özlüyorum Haziran, özleyeceğim de..
Mayıs - Temmuz arası.. Duygu ve düşüncelerimizin doruğa ulaştığı, üretkenliğin arttığı, doğanın iyiden iyiye canlandığı, insanın pozitif enerjiyle dolup taştığı zamanlardır. Sevgi ve saygı çoğalır, mutsuzluklar mutluluğa dönüşür bahar sevincinin yerini yaz sıcağına terkettiği Haziran günlerinde.. Zamanın tüm günleri ne güzel !.. Haftalar, aylar, mevsimler ne güzel !.. Güzeli görmek isteyen gözlerle baktıkça Mayıs - Temmuz arası ne güzel !..