Bir ülkede yaşayan, o ülkenin yasalarından ve demokratik haklarından eşit olarak yararlanan tüm bireyler yurttaştır. Yurttaş olmak, kazanılmış hak ve özgürlüklerden, yasaların tanıdığı demokratik olanaklardan yararlanmayı sağlarken aynı zamanda bu hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya, ülkenin somut ve somut olmayan tüm değerlerini korumaya yönelik sorumlulukları da beraberinde getirir.
Yurttaşlık, yurttaş olma bilinciyle değer ve önem kazanır. Bir insan herhangi bir devletin vatandaşı olabilir. Hatta bildiğiniz gibi, çifte vatandaşlıklar da söz konusu ama size vatandaşlık resmiyetini tanıyan her ülke sizin yurdunuz değildir, olamaz da..
Çeşitli nedenlerle ülkesinden, yurdundan uzakta yaşamlarını sürdüren, kazanç sağlayan, işyeri sahibi olmuş ve resmi olarak o ülkelerin vatandaşı sayılan yurttaşlarımız bulunmakta. Almanya'nın, Hollanda'nın, Belçika'nın, İsveç'in, Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri'nin vatandaşı olsalar da onlar bizim yurttaşımızdır. Hepimizin kolayca anımsayacağı bir okul şarkısı vardır;
“Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de kalmasak da o köy bizim köyümüzdür.” örneği..
Yurttaşlık; doğumla başlayıp, aile, mahalle, akraba ilişkileri, toplumsal özellikler, gelenek - görenek, bölgesel duyarlılıklar, folklor ve kültürel yapıyı da kapsayan, yurt algısı ve aidiyet duygusuyla pekişen çok geniş yelpazeli bir birikimdir.. Yurtseverlik kavramı bu nedenle değerlidir. Hiçbir bireysel çıkara dayanmayan sadece doğup büyüdüğü toprakların yararını öncelikli tutan bir bilinçten doğan önemli bir değerdir yurttaşlık.
Yurttaşlık sorumluluk gerektirir. İnsan olma sorumluluğu, birey olma sorumluluğu gibi.. Yurttaşlık, aynı zamanda toplumsal değerlerin farkındalığıdır. Toplumla ilgili, ülke ile ilgili her konuda büyük sorumluluklar yükler. Yurttaşlık, insanı bir ülkede yaşayan canlı varlık olmaktan toplumsal bir değer olmaya dönüştürür. Bu dönüşüm, demokrasinin, bireyin hak ve özgürlüklerinin doğru algılanmasıyla olur. Ülkesini tanıyan, yurdunun, bölgesinin, kentinin özelliklerini bilen, sorunlarını inceleyen, soran ve sorgulayan anlayışlar bireyi yurttaşlık bilincine ulaştırır.
Yerel seçimler yaklaşıyor.. Seçilecek ve seçecek olan yuttaşlarımız, toplumsal görevlerinin sorumluluğunda doğru bilgilenme, demokratik haklarını bireysel çıkarlarının ötesinde ve kamu yararını gözeterek kullanmalıdır. Bu anlamda doğru bilgilenme bir kat daha önem kazanıyor. Yurttaş; soran, sorgulayan ve varolan sorunlara çağdaş çözümler yaratan bireydir.
İlişkilerde açıklık, berraklık ve şeffaflık ilke edinilmeli ve bölge ile ilgili her türden sorun tartışılarak çözüm önerileri konuşulmalıdır. Yurttaş, öğrenme ve bildiğini sınırsızca paylaşma ve açıklama özgürlüğüne sahiptir. Yerel seçim öncesi, toplumun bu gereksinimi karşılanmalıdır. Bir sır gibi saklanan projeler halka anlatılmalı, bölgenin sorunları tek tek incelenmeli, çözüm önerileri toplumun tüm katmanlarıyla paylaşılmalıdır. Açıklık en doğru yöntemdir. Kentin, bugüne kadar yapılmış doğru uygulamalarının yanı sıra yapılması gerekenler, geciktiği duyumsanan çalışmalar, yetersizlikler masaya yatırılmalı, mercek altına alınmalıdır.
Kısacası, Yurttaş olmak zor iştir. Ülke ile ilgili herşeyin farkında, bilincinde olmak, ona göre değerlendirmek, sorgulamak, seçmek ve seçilmektir. Yurttaş olmak ülkeden, bölgeden, kentten, mahalleden ve köyden sorumlu olmaktır. Tarladaki ekini, uçan kuşu, ağlayan bebeği, bastonlu yaşlıyı, işçiyi, işsizi, memuru, emekliyi, zengini, yoksulu anlamak, empati kurmaktır.
Yurttaş olmak sorumluluk gerektirir.