DEREÇAYDAKİ PEMBE ÇİÇEK
Benbir çiçektim gövdesi uzun çiçeklerim pembe.Tektendim kimsede olmayan.Sahibim beni beyaz iki katlı önünde beton bahçesi kocaman olan evin bahçesine dikti .O yıllar küçüktüm yanımda meyveler ,okka güller ,leylaklar ,ortancalar vardı.Yazgeldimi sırası gelen açar kendini gösterirdi tabi zaman geçti büyüdüm çok güzel çiçek açtım.Toprağım kuruyunca sahibim hemen kazmayı kapıp selhargına çıkıp suyu bağlardı .Oh buz gibi olurduk .Yeşilim daha yeşil çiçeğim parıldardı.Akşam olduğunda misafirler gelir evin önünde oturup sahibim onlara cumbus çalardı.Ben de yerimde duramaz rüzgarla beraber bir sağa bir sola sallanıp dahada büyürdüm .Ne güzel günlerdi .Şimdi cümbüşün sesini duymayalı çok oldu.Bir yaz günü akşam üstü evim den bağırtı koptu sesi duyan sarı kedi hızla kaçtı. Sahibim olmüştü ????Garip kalmıştık.Yanımdaki yediveren Gül kaldıkmı bir başımıza bize bakanda olmaz demişti .Ne şarkı var ne bize yavrularım diyen .Onu kaybettiğimiz de ellisindeydi.On yaşındaki çocuğa sorsan yaşlı kırk yaşındakine sorsan genç ti. Bana sorsan gençti işte .Sonra ev boşaldı zamanla camlarına tas attı çocuklar bahçede kurudu. Bende kuruyordum yavaş yavaş.Günler geçti geçti. Bir sabah bir hışırtı oldu. Bir baktım sahibimin yeğeni. Beni görünce gözleri doldu canım yavrum dedi. Uzun zaman olmustu o sözü duymayalı. İçimden tabi der amcasının bir tanesiydim. Hemen beni köküm deki soğanla alıp yeni evime götürdü .Güzel toprağa dikildim sulandım sulandım. Başım yere düşmesin diye dala yasladı beni. Dedim ya çok seviyordu beni amcasının birtane pembe çiçeğiydim …
GÜLAY YURTSAL