Bir Aile Otizm li çocuğunu Kaynaştırma olarak okuluna götürür ve bu çocuk zaten KAYNAŞTIRMA RAPORLU dur…Okul daki öğretmen ve idareci bu çocuğun raporu yenilenmeli der ve aile ilgili kuruma yönlendirilir. İlgili kurum o çocuğun babasına KAYNAŞTIRMA RAPORUNUNUZ hazır der ve baba da o kurum ve çalışanlarına itimat edip evraka imza koyar...Evrakın bir nushası kanunen kendisine verilmeli ya da posta yoluyla gönderilmeli iken bu kurum ne sebeple olduğu bilinmez evrakı aileye göndermez.
Yapılan bu işlemden ve o tarihten sonra da çocuk okulundaki mevcut sınıfına yani KAYNAŞTIRMA sınıfına ve şubesi olan C sınıfına gitmeye devam eder…Ailenin bu kurum ve ilçe özel eğitim değerlendirme kurulunun çocuğunu ÖZEL EĞİTİM sınıfına yerleştildiğini ve resmen o sınıfın öğrencisi yapıldığından haberi bile yoktur..Çünkü Ailenin böyle bir sınıfta çocuğunun okuması ileilgili talebi de yoktur , yapılan bu yönlendirmeden haberi bile yoktur…Taa ki çocuk üçüncü sınıfa geçtiğinde yeni öğretim yılı başında okula yeni tayin gelen rehber öğretmen Aileyi uyarana kadar..Aile doğal olarak buna tepki verir, hem oku idarecileri ile hem de o değerlendirmeyi ve böyle bilgiyi kendisiyle paylaşmayan ve gerekli evrakı kendisine sunmayan kurum çalışanları ile sıkıntılı bir tartışma süreci başlamış olur…Bu arada bu kurum çalışanları da karşılıklı olarak birbirlerini ağır ithamlarla suçlamaktadır..
Aile her iki kurumdan da bu durumun düzeltilmesini ve bu değerlendirme raporunun kendilerine verilmesini talep eder ama bu evraka tam 10 ay sonra Özel Eğitim ve Rehberlik genel müdürlüğünden sahip olur..Bu arada okula yine bu durumun düzeltilmesi ile ilgili resmi bir dilekçe de verir..
Yine bu okulda Engelli çocuklara çirkin ifade ve davranışların olduğunu gözlemleyen bu sıkıntılı Aile ilçe mülki Amirliğine hem bu davranışı hem de çocuğuyla ilgili bir önceki sıkıntılı durumu şikayet konusu yapar ve konunun incelenmesini ve Ailenin kurumlarla sürekli karşı-karşıya kalmamasının gereğini talep eder.Ama her nedense bu makam ailenin talebini ciddiye almaz ve hatta resmi dilekçesine cevap verme gereği dahi duymaz.
Sen misin kurumları şikayet eden, senin dilekçeni dikkate almayan mülki amirin de adı kullanılarak o veli okuldan bir bahane ile alenen kovulmakla kalmaz, suni tartışma ve çoluk-çocuğun şahitliği ile bir düzmece olay sonrası Otizmli bir öğrencinin annesi bu gün Mahkemelerde süründürlmekte..Bu tartışma sonrası aynı mülki amirin bu anne hakkında olay tarihinde emniyete güvenlik tedbiri talimatı vermesi çok acı bir durumdur..İnsana sormazlar mı, bu aile size dilekçe vermiş ve siz gereğini yapmamışsınız , bu çifte standart neyin nesi diye..
Olay bununlada sınırlı kalmaz, aile ilçe milli eğitim yetkilisinden çocuğun okul ve sınıfının yenilenmesini il yetkilisinin de bilgi ve talimatıyla gerçekleşmesini talep eder o da aileye,BURASI SİZİN BABANIZIN YERİ DEĞİL, BEĞENMİYORSAN AL ÇOCUĞUNU ÖZEL OKULA GÖTÜR ..der ve o anda evladımız yanımızdadır..Anne orada sinir krizleri geçirirken çözümü aileyi ve otizmli bir yavruyu karakola göndermekte bulan bu şahsa sormak istiyorum, hadi bizi gönderdin de senin görevin 22 gündür okula gitmeyen bir çocuğa okul ve sınıf bulmak mı, yoksa karakola yollamak mı..Aileyi karakola gönderirken emrindeki onca rehber ve özel eğitimciyi şimdi kullanmayacaksın da ne zaman kullanacaksın, BENİM ÇOCUĞUMUN KARAKOLDA NE İŞ VAR, Onun okula yerleştirilmesi gerekmez mi, o durumda rehabilite edilemez mi ,bu ne çapsızlık…
Bu tartışma ve olumsuzluk sonucunda hala evladımın hiç gitmediği ve hiçbir imkanından faydalanmağı bir sınıfın hem de resmen var uygulamada yok olan bir sınıfın aylardır öğrencisi olduğu gerçeğini öğrenmek beni ve eşimi daha da üzdü ve bende ciddi sağlık sorunlarına sebebiyet verdi..
İlçe Özel Eğitim Değerlendirme Kurulundaki ve çocuğumun Raporunda imzası olan yönlendirme-yerleştirme kararını verenler, siz olmayan bir sınıfa benim çocuğumu nasıl gönderirsiniz, öyle ya da böyle benim bilgim dışında yerleştirme işlemi yaptınız bu evrakla sabit, o halde o sınıfın gereği olan özel eğitim imkanlarından neden faydalandırmadınız, yerleştirme kararı verdiğiniz bir özel çocuğun kontrolünü neden yapmadınız, bu aile bunca tartışma yaşarken ve kurumlarla karşı-karşıya gelirken neden seyrettiniz ve Aileyi dalga geçilen bir duruma soktunuz…
Benim çocuğum ÖZEL EĞİTİM SINIFINA ADIM BİLE ATMADI…BIRAKIN GİTMEYİ, O yerleştirme kararı tarihinden itibaren çocuğumun sınıfının şube tanımını yapmak zorundasınız…Eğer benim çocuğum C şubesinin öğrencisi ise, BU RAPOR NEYİN NESİ VE KİMİN İŞİNE YARIYOR, yok bu çocuk Özel eğitim sınıfı öğrencisi ise BU KARNELER NEYİN NESİ, neden o sınıf zamanında hazır değil, eğitimcisi hazır olan bir sınıf neden hazır değil, şikayetimden sonra apar-topar açtığınız o sınıfta benim çocuğumu hiç gitmediği halde nasıl hala kayıtlarda gösterebiliyorsunuz…
Bu kararla benim çocuğumun GELECEĞİNİ KARARTACAKTINIZ, FARKINDA DEĞİLMİSİNİZ, YASALARIN HÜKÜMLERİNİ BİLMİYORMUSUNUZ….
Bir sürü soruşturma, koca bir hiç, kayıtlar ve gerçekler öyle demiyor, sizler, herşeyin farkında olmamızdan rahatsız olabilirsiniz ama şunu da bilin ki bende bir vatandaş olarak sizin bu usülsüz uygulamalarınızdan rahatsızım…Bir şeylerin üzerini kapatmış olabilrsiniz, buna teknik ve teşkilat olarak elbette gücünüz yetecektir amenna…
Bir Engelli çocuk mu kaldı hakkına el uzatacağınız, bir Engelli çocuğun Annesi mi kaldı hem dalga geçip alenen kovup mahkemelerde süründürüp güya haklı çıkacağınız..
2 NİSAN OTİZM FARKIDALIK GÜNÜ, NİSAN OTİZM FARKINDALIK AYI…Maalesef yaşamayan bilemiyor, nerdeyse hemen herkes kendi çıkar ve rahatı için evlatlarımızı ve hatta bizleri harcamaya çalışıyor, Az sayıdaki iyi niyetli sorumlu ve çalışanları çıkarırsak geri kalanı ancak zorlama ile görevini kerhen yapıyor…Ne diyeyim ,Of lu hocanın dediği gibi, bir şey korkusu Allah korkusunu geçmiş memlekette..
ALLAH HEPİMİZE ÖNCE SAĞLIK, SONRA FARKINDALIK VERSİN…