• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • EKONOMİ
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • MAGAZİN
  • KÜLTÜR SANAT
  • GÜNDEM
  • SPOR
  • RESMİ İLANLAR
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • VEFAT
  • TEBRİKLER
  • NÖBETÇİ ECZANELER
  • YEREL
  • Ara
SON DAKİKA:
00:19
Niksar’da Kaçak Define Arayan 3 Kişi Suçüstü Yakalandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. M. Necati GÜNEŞ
  3. NİKSAR YAYLALARI - 3 -
Yayınlanma: 23 Temmuz 2015 - 11:44

NİKSAR YAYLALARI - 3 -

23 Temmuz 2015 - 11:44
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ

KIL BACAK KILDIR BACAK

 

Yaylada benim yaşımdakilerle dışarı çıktığım zaman oynayamaz hale geldim. Çünkü türkü yaptılar beni: "Kıl bacak kıldır bacak, sana kimler varacak." Arkamdan söylüyorlar, ben sokağa çıkamıyor, oynayamıyordum. Fakat ben bunların içinden birini dövmeliyim ki beni kabul etsinler dedim ve Eskidir'li mavi gözlü, kısa boylu şimdi ismini hatırlayamıyorum birini gözüme kestirdim. Gittim ona bir yumruk vurdum, devirdim. Diğerlerine de "Teker teker çıkın karşıma" dedim.  Yusuf isimli, ben boyda ve lider pozisyonunda olan çocuk: "Tamam, senle aşık oynayabiliriz" dedi. Öyle aşık oynamaya başladık ve böylece ben yaylanın, Eğricesu yaylasının çocuk grubu içine katıldım. Eğricesu yaylasının çocukları tarafından kabul edilen birey olma onuruna sahip çıktım. 

 

AŞIK OYUNU

 

Aşık oyununun nasıl oynandığını sorduğumuzda anlatıyor: Aşık, koyunun mafsal kemiğinden çıkan bir kemik parçasıdır. Bey olarak kullandığımız aşığın diğer aşıkları vurup daireden çıkartıp alabilmeniz için ağır olması gerekir, onun için aşığı oyar içine kurşun akıtırdık. Ve yine aşıklarımızı boyardık. herkesin belli bir rengi vardı. Mesela benim aşıklarımın hepsi maviydi, bey olan da kırmızıydı. Annem kazanda çamaşır kaynatırken boya atardı, ben de aşıklarımı kazana atardım ve boyanırdı.  Oyun oynarken büyük bir daire çizilir içine herkes aşıklarını koyardı. Bizde geriye çizdiğimiz çizginin arkasından bey olarak kullandığımız aşığı atarak dairenin içindeki aşıkları dairenin dışına çıkartmaya çalışırdık. Dairenin dışına sürdüğümüz aşıkları kazanmış olurduk. Öyle bir oyundu, şimdi tabii o oyunlar kalktı. 

 

EĞRİCESU YAYLASINA ÇIKIŞ


Her yaz yaylaya çıktıklarını söyleyen Ali Nejat Ölçen yaylaya çıkışlarını şöyle anlatıyor: Şimdi ben orta okul öğrencisi idim. Fayik efendi yani benim halamın kızı Naime ablamın beyinin bir katırı vardı ve evi de Karşıbağ'daydı.  O katıra iki taraflı yükler konurdu ve Eğricesu yaylasına dokuz saat yürürdük. Halamın çocukları vardı, -mesela Zeki  Zarakol Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk pilotlarındandır- beraber giderdik yaylaya. Remzi Zarakol sonra öğretmen oldu, Teyfik abi hekim oldu, Avni Zarakol siyasal bilgiler fakültesinden mezun oldu sonra iktisat profesörü oldu. Onlarda gençti yürüyorlardı. Hatta bir defasında Zera'nın biraz ilerisinde uzun boylu bir kişiyle karşılaştık. Bana acımış olmalı ki: "Atınız var mı bu küçük çocuğu bindirelim" dedi. Adam benim ensemden tuttu kaldırdı: "Bu çok yeğnik, bunu böyle götürün" dedi ve tavşan gibi kaldırdı havaya hiç unutmuyorum. Her seferinde yürüyerek gittim ama şunu söyleyeyim, Eğricesu yaylasına giderken güneş görmezdik, gökyüzünü görmezdik. Balta girmemiş ormanlar arasından giderdik.  Evet gündüzün hiç güneş görmeden yaylaya giderdik, çünkü bütün o yamaçlar çok sık ormanlarla kayın ağalarıyla kaplıydı.  Kaynar'ı geçtikten sonra biraz ilerde şeer suyu dedikleri yerde bir değirmen vardı, o yamaçtan aşağı inerdik. O değirmenin buz gibi suyuna kara somunu basardık, o böyle pandispanya gibi şişerdi onu yerdik. Sonra yukarı çıkar ve Eğricesu yaylasına  doğru yürürdük. 

 

Gece on iki de yola çıkardık, gündüz sabah dokuza doğru Eğricesu yaylasında bulurduk kendimizi. Niye geceleyin çıkıyorduk onu bilemiyorum yani sıcağa yakalanmamak içindir her halde, gündüzün sıcağından, güneşten etkilenmemek içindir bence. 

 

O ormanlar yok oldu, çok yazık çok ve tabi o ormanlar gittikten sonra örneğin Niksar'da 1940'lı yılların başında çanakçı deresi çok büyük bir sel getirdi. Ben galiba lise son sınıf öğrencisiydim veya üniversitenin birinci sınıfındaydım tam anımsamıyorum fotoğrafını çekmiştim, bulursam onu da size göstermek isterim. Bir buçuk saat önce selin geleceği, Niksar'da gürültüsüyle hissedilmeye başlanmıştı.


KİREÇ KÖPRÜSÜ KAYBOLMUŞTU

 

Öyle bir sel geldi ki Arasta'nın girişindeki o leylekli köprüsünü koca bir kaya tıkadı. Herkes o kayanın sürüklenerek gideceğini zannediyordu, hâlbuki su üstünden taşıyor, altını oyuyor ve iki metre üç metre öteye götürüyordu. Sabahleyin merakla kalktık, Kireç köprüsü kaybolmuştu, tamamen erozyonla gelen kum çakıl yığınları altında kalmıştı. Hala kireç köprüsü kumla çakılın altındadır. Mesela bizim Çanakçı'nın ovaya girdiği yerdeki bağımız tamamen yarıldı, ikiye bölündü. Koca dört metre genişliğinde büyük bir yarık oluştu ve oradan aktı ve bütün ovayı işgal etti. Bir afetti o, ormanlar yok olduğu için.

 

Ormanlar şöyle yok oldu. Öyle zannediyorum ki orman idaresi kurulduğu zaman yeterince örgütlenme olamadığı için ormanların korunmasını jandarmaya teslim ettiler. Jandarma da ormana sahip olma tekniklerini bilmiyor ki, jandarmanın uzmanlık alanı değil ki sahip çıkamadı. Nihayet üç beş tane jandarma koca orman alanına nasıl sahip çıksın ve bir de tabi zannediyorum ki o ormanların bir bölümü de sahipliydi. Ormanlar devletleşti ve buna karşı bir  tepkiyle de kesmiş olabilirler ormanları. Yani oradan ben şunu algıladım, hala da aynı şeyi düşünüyorum. Bir örgüt tüm işleviyle ortaya çıkmadan önce faaliyete, çalışmaya başlamamalıdır. Tam teşekküllü olarak yetkisiyle, uzmanlarıyla, görevlileriyle birlikte oluştuğu zaman ancak öyle göreve başlamalıdır.

 

ASIL YAYLACI MAKBULE ÖLÇEN

 

"Asıl yaylacı Makbule Ölçen" diyor Ali Nejat Ölçen, "Bunlar cicim dokuyorlardı". Makbule Ölçen ise "Ben dışarıda okuyordum" diyor ve anlatıyor: İlkokulu bitirdim, Niksar' da ortaokul yok onun için ağabeyim tayyareci subaydı, beni aldı Eskişehir'e gittik. Orada ortaokula başladım altı ay okudum. Ondan sonra ağabeyim kurmay imtihanı kazandı ve biz de İstanbul'a geldik. Liseyi İstanbul'da okurken Nejatlar Ortaköy'de idi. İlk sene Nejatların evine komşu olduk, ondan sonra yeni bir ev tutuldu ve 6. sınıfı 7. sınıfı beraber okuduk Beşiktaş'ta. Evet ondan sonra biz Nişantaşı'na taşındık. Biz Nişantaşı'na  taşındığımız zaman Nejat'ta üniversiteye başladı.

 

Tabii her yaz Niksar'a gelir, Eğricesu yaylasına çıkar ve dört ay kalırdık.  Yaylaya eşeklerle atlarla gideriz,yaylaya vardığımızda ayakkabılarımızı çıkarırlar, yukarıya tavanın arasına sokarlardı.  Pabuçlarımız dört ay boyunca orda dururdu. Yaylada pabuçsuz, yalın ayak dört ay orda kalırdık. Gün boyu oyun oynar, gezerdik, akşam olunca ayaklarımızı yıkar ve yatağa yatardık. 

 

KIRMIZI LASTİK PABUÇ

 

Ali Nejat Ölçen, "Fakat ben lastik pabuç edindim" diyor. Niksar'da biri tabanı otomobil dış lastiğinden, üstüde şamyel iç lastikten olan pabuçlar yapardı. Onlar on beş kuruş idi.  On beş kuruşun üstüne on kuruş daha verip, yirmi beş kuruş öderseniz o zaman ayakkabının üstünü iç lastiği kırmızı olandan yapardı.  Bende yirmi beş kuruş ödeyip üst lastiği kırmızı olan pabuçları giymiş ve onunla dolaşmıştım.

 

Makbule Ölçen, Eğricesu Yaylasında Eskidirliler, Kekünlüler ve Niksar'dan da iki aile vardı. Niksarlılardan biri babam ve bizdik. Diğeri ise Sefa Özden'in babası Kara Salih (Özden)'in kayınpederi, Düriye Hanım'ın babası Şakir Ağalar vardı. Eğricesu yaylasının civarında da hep yaylalar vardı. Eğricesu'nun Niksar tarafında Beyocağı, Alacaağaç, güneyinde Erikçayırı, Bürücek, Karabaş yurdu, doğusunda Perşembe yaylasına doğru Hasanpaşa yurdu, Cinahmet yaylası, Geyne Yurdu, Başçiftlik ve Karacaören yaylaları sıralanırdı. 

 

YÜZÜNCÜ TAŞ…

 

Ali Nejat Ölçen, Yaylayla ilgili bir anımı anlatmam için 1977'ye ulaşmam gerekir izin verirseniz. 1977'de milletvekiliydim, Niksar'a gelmiştim. Eskidir'e gittim, amacım Deli Bekir amcayı görmekti,  meşhur, sözü geçen,  tanınmış biriydi.  Gitmişler, bir mebus geldi seni görmek istiyor demişler. Deli Bekir amca lacivert elbise giymiş, kravat takmış kahveye geldi. "Mebus bey, beni emretmişsiniz" dedi. Ben de ayağa kalktım, kendisine yaklaştım,"Birinci taşı say, ikinci taşı say, üçüncü taşı say,....,  yüzüncü taşın dibine çök ve oraya sıç" dedim. Bana yukarıdan aşağıya dikkatlice baktı ve " Lan Nejat sen miydin " dedi,  tuttu beni havaya kaldırdı. Zaten 1.90 boyunda, kocaman bir adamdı. Çünkü ortaokul çağlarında Eğricesu'ya ilk gittiğimde tuvaletim gelmişti. Yayladaki büyükler namaz kılınan yerde, mescidin orada toplanmışlar sohbet ediyorlardı. Remzi ağabeye, "Yüznumara nerede" diye sordum. Bekir emmi de sonra onun Bekir emmi olduğunu öğrendim, "Yeğen" dedi.  "Birinci taşı say, ikinci taşı say, üçüncü taşı say,....,  yüzüncü taşın dibine çök ve sıç oraya" demişti ve olayı hemen hatırladı ve yıllar sonra beni tanıdı.  

 

Bu arada Makbule Ölçen, "Yaylamızda iki tane tuvalet vardı, biri yukarıda biri de aşağıda idi. Taştan böyle örülmüş o kadar" diyor.  Bir de şeylerin Kekünlülerin tuvaleti vardı o kadar. Yani biz çoluk çocuk nerde bulursak oraya giderdik. 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4) - 31 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (3) - 22 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (2) - 12 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (1) - 28 Temmuz 2023
  • -18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ- - 19 Mart 2023
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (4) - 10 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (3) - 04 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (2) - 22 Aralık 2021
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (I) - 20 Aralık 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (4) - 04 Mayıs 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (3) - 28 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (2) - 21 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (I) - 14 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (4) - 11 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (3) - 08 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (2) - 05 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (1) - 29 Temmuz 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (8) “Yeni Bir Heyecan, Hediyelik Kilimli Sandık Kursu…” - 08 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (7) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 02 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (6) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 28 Aralık 2019
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Köşe Yazarları
Hasan AKAR
Hasan AKAR
SİVAS DAR'ÜL MUALLİMİ''NDEN ANADOLU'YU AYDINLATAN ÜÇ BAŞMUALLİM AHMET ÖRS, HALİS TURGUT ÖZDEN, HASAN FERİT GÜNAL MAHMUT HALİS ÖZDEN (TURGUT HALİS ÖZDEN) (II)
HAMİ KARSLI
HAMİ KARSLI
TÜRK VE TÜRKÇÜLÜK - HAMİ KARSLI
MİSAFİR KALEM
MİSAFİR KALEM
GÖRÜNMEZ MELEKLER - Deniz GEZDİ UZUN
Rami GÜMEN
Rami GÜMEN
GAZETECİLER GÜNÜ - Rami GÜMEN
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI VE DOĞRU KULLANIMI - DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
GÜREL SÜRÜCÜ
GÜREL SÜRÜCÜ
Kitap, Yazar, Okur ve Aradaki Uzun Yol
NURAY KAYA
NURAY KAYA
*RÜZGAR GÜLÜ* NURAY KAYA
FARUK YÜCER
FARUK YÜCER
Türkiye Gündemi Nasıl Değişiyor?
MERDİN YILDIRIM
MERDİN YILDIRIM
BİZİM EMEKLİ
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ç A N A K Ç I
Şafak GÜMEN
Şafak GÜMEN
BU HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ UÇURUMA GÖTÜRÜYOR.
Ali BERKE
Ali BERKE
TEKRAR BULUŞMAK İÇİN GÜLE GÜLE !
Doğukan DEMİREL
Doğukan DEMİREL
Çocuklarda Okul Reddi
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ
AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4)
Sevinç Meşe
Sevinç Meşe
ABUR CUBURUN ZARARI
Bedrettin Naim ARSLAN
Bedrettin Naim ARSLAN
Bilmiyorsanız Çekin Elinizi !...
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT
Sakarat Eteklerindeki Endişe
MERT DİŞ
MERT DİŞ
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE BASTI
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL
SEVMEK İÇİN SON ANLAR
Yusuf UÇAR
Yusuf UÇAR
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE BOŞ LAFLAR
Mehmet TÜRKÜ
Mehmet TÜRKÜ
MESELE ‘NİKSAR’ MESELESİ!
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Doğu Türkistan’da Çin Zulmü
Cihat TAŞKIN
Cihat TAŞKIN
KARALAMA
Ali BERKE  berke_1958@hotmail.com
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com
11. yıl
Kemal YILMAZ
Kemal YILMAZ
Üç Büyük Bela
Refika GÜL
Refika GÜL
ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ
Ulvi GELBAL
Ulvi GELBAL
YEREL SEÇİMLER VE NİKSAR- II
Çok Okunan Haberler
Niksar’da Taksici Aracında Yaşamına Son Verdi
Niksar’da Taksici Aracında Yaşamına Son Verdi
73 Yaşında Hayaline Ulaştı, Kaymakam Oldu
73 Yaşında Hayaline Ulaştı, Kaymakam Oldu
Niksar Belediye Başkan Yardımcılığına Dikkat Çeken Atama!
Niksar Belediye Başkan Yardımcılığına Dikkat Çeken Atama!
Ana Sayfa
EKONOMİ
BİLİM VE TEKNOLOJİ
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
GÜNDEM
SPOR
RESMİ İLANLAR
YEREL
NÖBETÇİ ECZANELER
TEBRİKLER
VEFAT
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
GÜNCEL
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • EĞİTİM
  • GÜNCEL
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • TEBRİKLER
  • VEFAT
  • YEREL
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Tokat Haber | Tokat Son Dakika Haberleri