İsmet Tunca, bakırcılık genel anlamda mutfak eşyalarının yapımıdır diyor. Mutfak eşyalarının en sıhhisi bakırdır. Halen de iyi aileler bakır kullanır. Özellikle de yemeklerin pişirildiği tencereler. Bana Tokat'tan ve çevreden çok kalay işi gelirdi. Birçokları özellikle yemek pişirmek için hala bakır tencere, tava ve kulaklı kullanırlar.
Bakırdan yapılan mutfak eşyalarının isimlerini söyleyip özelliklerini açıklıyor İsmet Tunca;
Tencereler; Ailenin büyüklüğüne göre değişik ebatlarda yapılan tencereler yuvarlak, düz, büyüklü küçüklü olurdu. Biber, pırasa gibi dolma çeşitleri ve karnıyarık pişirmek için kullanılan derin olmayan tencereye kulaklı denirdi.
Kazanlar; İki kulplu olarak üretilen kazanların ölçüleri 19'dan 34'e kadar değişirdi. Kazanların büyüklerine haranı, iki kulplu, orta boylarına çamaşır kazanı, bal teknesi (Özellikle Çamiçi köylerinde petekten bal süzdürmek için kullanılırdı), küçük boylarına ise çökelek kazanı denirdi. Aşurma kazan, üstten kulplu olup, düğünlerde çorba için, evlerde de haşlama türü şeyler için kullanılan on beş yirmi litrelik kazanlardı. Aşurmanın orta ve ufak boyları da evlerde ailenin kalabalıklığına göre çorba pişirmek için kullanılırdı. Bir de soba kazanı vardı. Soba ve küzine üzerinde su ısıtmak için kullanılan kapaklı, kulplu kazanlardı. Dışı kalaylanmaz, kırmızı olur, evin hanımı onu pırıl pırıl parlatır ve temiz tutardı.
Leğenler; büyük, orta ve küçük boy olarak üretilirdi. Büyük boylarında salça, düğünlerde patlıcan kebap ve pilav yapılırdı. Orta boyları pekmez, küçük boyları da reçel yapmak için kullanılırdı.
Siniler; Büyük siniler kalabalık evlerde topluca yemek yemek için sofra olarak kullanılırdı. Orta boyları tatlı ve baklava için kullanılırdı. Ufakları ise sini olarak geçer ve küzine ve fırınlarda börek ve pasta pişirmek için kullanılırdı.
Leğençe, daha çok köylerde topluca çorba içmek için kullanılırdı. Herkes leğençeye kaşık sallar, çorbasını içerdi.
Lenger; pilav servis etmek ve yemek için kullanılırdı.
Sahan; boy boy ve çeşitli ebatlarda olur, sulu yemek yemek için kullanılırdı.
Terpoşlu; sahanlar gibi boy boy ve çeşitli ebatlarda olur, sulu yemek yemek için kullanılırdı. Sahandan farkı, kapaklı olmasıydı. Kenarları da kirpikli olup süslü idi.
Tas; Çeşitli ebatlarda ayaklı ve ayaksız olmak üzere çok çeşitliydi. Çorba, ayran, komposto gibi sulu gıdalar için kullanılırdı. Yuvarlak ve sivri olmak üzere kulplu taslar da vardı. Su içmek için kullanılırlardı. Kuşaklı tas, yoğurt için(Yoğurdu güzel tuttuğu için) kullanılırdı. Sefer tası, genellikle iş yerlerine yemek götürmek için kullanılan, birbirine geçmeli, en üstteki kapaklı, üç dört yemek tasından oluşan ve askılı kulpu olan yemek taşıma kabıdır. Saplı tas, orta büyüklükte olup ve uzun sapı olur ve cenaze yıkamak için kullanılırdı.
Sitil; Su sitili, eskiden evlerde su olmadığı için mahalle çeşmesinden, köylerde ise merkez çeşmesinden su getirmek için kullanılırdı. Beli boğumlu, üzerinden kulplu, dışları yarı kalaylı olurdu. Çorba sitili, şehirlerde işyerlerine çorba, hastaya süt, köylerde yine tarlaya çorba götürmek için kullanılırdı.
Yağ tavası; On-on iki cm. çapında ve tek kulplu olup, yemeklerin, çorbaların yağı ve soğanının kavrulduğu küçük tavadır.
Güğüm; emziksiz ve karnı olmayan yani düz olan, suyu ağızdan boşaltan su kabına denir.
İbrik ve leğen; İbrik, Ayaklı, ayaksız, genellikle karnı yuvarlak olan ve emziğinden su akan su kabıdır. Leğen, ibrikten akan suyun toplandığı ayaklı, kapaklı, kapağı üzerinde delikleri olan(Suyun leğene akması için) ve el ayak yıkamak, abdest almak için kullanılan su toplama kabıdır.
Hamam(Banyo) tası; Yıkanırken su dökünmek için kullanılan, fazla derin olmayan, yuvarlak su kabı. Bakır veya pirinç(Sarı)'ten yapılır.