• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • EKONOMİ
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • MAGAZİN
  • KÜLTÜR SANAT
  • GÜNDEM
  • SPOR
  • RESMİ İLANLAR
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • VEFAT
  • TEBRİKLER
  • NÖBETÇİ ECZANELER
  • YEREL
  • Ara
SON DAKİKA:
19:55
CHP Niksar İlçe Başkanı Olçay: "Kurultay İptal Edilmiş Gibi Haber Yapılması Yanıltıcı"
15:52
Niksar'da ki Yol Çalışması Bayram Trafiğini Çileye Dönüştürdü
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. M. Necati GÜNEŞ
  3. SON SEMERCİLER NİKSAR’DA ATA YADİGÂRI BİR ZANAAT (4)
Yayınlanma: 30 Mayıs 2014 - 13:32

SON SEMERCİLER NİKSAR’DA ATA YADİGÂRI BİR ZANAAT (4)

30 Mayıs 2014 - 13:32
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ

SEMERİN YAPILIŞI Semer genellikle ağaç, deri, kumaş ve ot(kamış, saz)'dan yapılır. Üçgen çatılıdır ve hayvanın sırtında karnının iki yanına doğru açılan bir biçimdedir. Hayvanın sırtına değen iç tarafı saz doldurulmuş iki kanatlı bir çuvaldır. Yük vurulan üst tarafı da semer ağaçları denilen ahşap küçük direklerle çatılmış ve üstüne hayvan derisi veya çadır bezi dikilmiştir. Duran Usta, bir semerin yapımındaki işlem basamaklarını ana hatlarıyla anlatıyor; Semer yapımına başlarken ilk önce gömleğini(şalını) dikiyoruz. Gömleğin dikim işlemi bittikten sonra içini otla (Kamış, saz) dolduruyoruz. Haşa demiri yardımıyla hem her tarafına ot yerleştiriyoruz, hem de semere şeklini veriyoruz. Peşinden hayvanın sırtına gelecek kısmını telisle, semerin dış kısmını ise duruma göre deri, çadır veya kot kumaşı ile kaplayarak dikiyoruz. Böylece semerin ilk aşaması tamamlanmış oluyor ve ikinci aşama olan ağaç işlemlerine geçiyoruz. Ön ağacı, arka ağacı ve dalları hazırladıktan sonra ön ve arka ağaçlara dalların takılacağı delikleri açarız ve dalları ön ve arka ağacına takarak ağaç iskeleti oluştururuz. Daha sonra bu ağaç aksam daha önceden hazırlanmış olan içi ot dolu gömleğe yerleştirilerek sabitleriz. Sonra işte kocacık demirini takarız ve en son süslemelerini yaparak semeri kullanıma hazır hale getiririz. Semerin hayvanın sırtına bağlanması ise kolan veya kayış denilen sağlam bir bağ yardımıyla olur. Kolanın iki ucu hayvanın kaburgalarından biri üzerinde tokalanır. Karın altından geçtikten sonra, semerin üzerine dolanan bu kolan, semeri hayvanın sırtında sıkıca tutturmaya ve yükün sallanarak düşmesini önlemeye yarar. Hayvan sırtındaki semere yük bağlanması ise sağlam bir urgan vasıtasıyla olur. Semerde ön ağacının üst bölümünde, yükü bağlamaya yarayan öne doğru çıkıntılı, iki kol (ok) vardır. Hayvana konulan yük, öndeki oktan başlayan, yandaki kol ağacından geçirilen iple hayvanın sağrısı üstüne gelen bölümdeki kancalara (kocacık) bağlandıktan sonra tekrar omuz başı kollarında düğümlenir. Cemalettin Usta, eşek ve at semerleri arasındaki fark ölçülerindedir, eşek semeri 68-70-75 cm., at semeri ise 80-82-85 cm. boyunda olur diyor. Semerlerin fiyatlarını sorunca eşek semerinin 80, at semerinin ise 150 lira olduğunu söylüyor. Hiç başınızdan ilginç bir olay geçti mi diye soracak oluyorum Cemalettin usta başlıyor anlatmaya; Semercilerin çok olduğu dönemdi. Birkaç arkadaş semerlerimizi bir araya toplayalım, kalabalık olsun, göze hoş görünsün daha çok semer satarız dedik. Arkadaşlarda bana güvenir ve beni severlerdi sağ olsunlar. Benim dükkânda toplandı bütün semerler. İşte Çamuroğ Mustafa Ustanın, Duran Ustanın, benim ve daha birkaç kişinin. Semerleri semerler satılıyor boyuna. Satılıyor, satılıyor. Çamuroğ Mustafa'nın da beş semeri var fakat geride ve altta kaldığı için hiçbir semeri satılmamış. Satışlar yapıldıktan sonra herkes geldi. Senin üç semerin satılmış, al parasını, senin iki semerin satılmış al parasını, senin dört semerin satılmış al parasın diyerek herkesin parasını verdik. Bu arada Çamuroğ Mustafa Usta'da yaklaşıp benimkiler ne oldu deyince baktık onun hiç semeri satılmamış. Tabii morali bozuldu ama lafı da yapıştırdı: “Benim semerleri görüyor musunuz? Beşi birden savaşa girdi de bir tane bile kurşun yemediler” dedi ve başladık gülmeye. Duran Usta'da bir semerci hikayesi anlatmaya başlıyor; Eskiden semercinin bir tanesi kazandığı parayı eski bir semerin içinde yaptığı gizli bölmeye saklıyormuş. Yani adamın kumbarası imiş o eski semer. Bir gün bu semerci ustasının namaza gittiği bir gün bir müşteri gelmiş dükkâna. Semer alacak ama hazırda semer yokmuş. Adam illa da bana bir semer lazım deyince çırak vallahi yeni semerimiz yok ama şurada duran semer yıllardır satılmıyor istersen onu al demiş. Adamın işi çok acil olduğu için hiç düşünmeden parasını vermiş ve o semeri almış. Tabii çırak çok sevinmiş, yıllardır satılmayan o eski semeri sattığı için ustasının kendisini takdir edeceğini düşünüyormuş. Usta namazdan gelmiş, bu arada çırakta heyecanla yaptığı satışı anlatacakken semerin yerinde olmadığını görmüş usta. O eski semeri sorunca çırakta bütün olanı anlatmış. Tabii usta bir anda sararmış, solmuş, dizleri titremeye başlamış. Ama olgun adammış, çırağa bir şey dememiş ama dudaklarından şu sözler dökülmüş: “Desene evladım, kırk yıllık mahsul kırk paraya gitti”. Peşinden de ilave ediyor: “ Gitti demek olmasın gelir inşallah” ve bu sözü sürekli söylemeye başlıyor. Bu arada da arıyor tarıyor ama adamı bulamıyor. Ustanın anlatması ile eski semerin sırrını öğrenen çırakta çok üzülüyor, dövünüyor. Ustası onu teselli ediyor ve “Evladım üzülme böyle.., Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den. Nasip değil ise ne gelir elden…” Aradan bir zaman geçtikten sonra o adam eski semerle beraber dükkâna geliyor ve bu semer eşeğimi rahatsız etti. Şunu bir tamir ediver diyerek semeri ustaya bırakıyor. Ustada tamam sen git ben bunu tamir ederim, sen sonra gelip alırsın diyor. Adam gidiyor. Semerci hemen semeri kontrol ediyor ki paraları olduğu gibi semerin içinde duruyor. Çırak ve usta birbirlerinin yüzlerine bakıyorlar ve mırıldanıyorlar: “Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den. Nasip değil ise ne gelir elden.” Cemalettin Usta'da ben de ustamdan dinlediğim bir hikayeyi anlatayım diyor ve başlıyor; Köyün birinde, sırtları kanlı yaralarla dolan eşekler, “İyi semer yapamıyor” diye sürekli semerciden şikayet ediyorlarmış. Bakmışlar ki şikayetlerin karşılığı yok, son çare olarak bir meydanda toplanıp, “Yeni bir semerci gönder Allah'ım” diye dua etmeye başlamışlar. Bir gün duaları kabul olmuş, köydeki semerci ölmüş, yerine yeni bir semerci gelmiş. Eşekler bayram etmişler. Ne var ki yeni semerci biraz acemi imiş, yaptığı semerlereşeklerin sırtında daha fazla yara açmaya başlamış. Eşekler yine meydan da toplanıp 'Yeni bir semercinin' gelmesi için dua etmişler. Çok geçmeden mevcut semerci köyden ayrılmış, yerine başka bir semerci gelmiş. Eşekler yine çok sevinmişler. Ama çok geçmeden yeni semercinin de 'Çok farklı' olmadığını, semerlerin daha kalitesizleştiğini, yaralarının ise kötüleştiğini anlamışlar. Eşekler, her seferinde yeni bir semerci göndermesi için Allah'a dua etmişler. Bir semerci gitmiş diğer semerci gelmiş. Nihayet bir gün kafalarına denk eden eşekler, 'Semerciden kurtulmak' yerine Eşeklikten kurtulmak için için dua etmeye başlamışlar. *** Tecrübe sahibi atalarımız boşuna dememişler: -“Sen eşek olmaya niyet ettikten sonra sırtına semer vuran çoook olur.” Bu arada fotoğraf çekimini tamamlayan sevgili Cihat ağabeyimiz de söyleşiye katılıyor ve Duran Usta'ya ilginç bir soru yöneltiyor: Sen semer olsaydın kimin semeri olmak isterdin? O semere kim binsin isterdin? Hangi bey, hangi paşa, hangi hükümdar? Duran Usta şöyle bir düşündükten sonra cevabı veriyor: Torunlarımın binmesi icap ederdi. Bu cevap üzerine ikinci soru geliyor: Ustam, ustaların ustası. Yıllardır semer yaptın değil mi? Çok güzel eserler verdin, Allah senden razı olsun demişlerdir. Kullananlar hep mutlu olmuştur, semerlerin takdir görmüştür. Şimdi bütün bunların ışığında sen semer olmuş olsaydın, nasıl bir semer olmak isterdin? Duran Usta yine derin bir düşünceye dalıyor ve biraz sonra: “Ben mi diyor, ben öyle bir semer olmak isterdim ki şöyle köşede güzel gene saklamalık gibi, şöylecene bu büyükbabamın hatırası diyerekten saklanıp, sergilenecek bir semer olmak isterdim. Antika gibi. Ama gene de düşünüyorum. Ufak güzel bir tane yapıp, evin bir köşesine bırakacağım.” Semer ve semercilik otuz kırk yıl öncesine kadar gözde bir araç gereç gözde bir el sanatıydı. Günümüz koşullarında değişen şartlarla birlikte birçok el sanatı gibi gündelik yaşamdan düşen bir iş kolu ve araç halini aldı. “Semer, bir zamanlar çekim ve binek hayvanlarının vazgeçilmez donanımıydı. Binlerce yıl arabalarla özdeşleşen at ve benzeri çekim ve binek hayvanları, motorlu araçların bulunup yaygınlaşmasıyla işsiz kaldılar ve buna bağlı olarak semercilik, palancılık ve koşumculuk da meslek olarak hayatımızdan birer birer çıkmaya başladı.” Günümüz koşullarında motorlu araçların sayesinde tarihe karışan bir iş kolu ve el sanatı olan semer ve semercilik artık çok nadir kalan ustaları sayesinde yaşamaya çalışıyor. Gündelik yaşamdan düşmesine rağmen semer ve semercilik kendisine yeni bir kullanım alanı bulmaya çalışmakta özlemli dekorlara düşkün müesseseler için yapılan bir süs eşyası olarak kendisine pazar bulmaya çabalamaktadır. KAYNAK KİŞİLER: 1. Cemalettin ERİŞ, Niksar, 1934. 2. Duran ÇAĞHAN, Niksar, 1944. KAYNAKLAR: 1.http://www.tdk.gov.tr/ 2.http://www.sanatpenceresi.com/osmanli_turk_el_sanatlari/semer-ve-kaybolan-semercilik/ 3.ÇAKIR, Coşkun; 19. Yüzyılda Bir Anadolu Şehri Niksar, Alfa Yay., İstanbul, 2001

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4) - 31 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (3) - 22 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (2) - 12 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (1) - 28 Temmuz 2023
  • -18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ- - 19 Mart 2023
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (4) - 10 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (3) - 04 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (2) - 22 Aralık 2021
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (I) - 20 Aralık 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (4) - 04 Mayıs 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (3) - 28 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (2) - 21 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (I) - 14 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (4) - 11 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (3) - 08 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (2) - 05 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (1) - 29 Temmuz 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (8) “Yeni Bir Heyecan, Hediyelik Kilimli Sandık Kursu…” - 08 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (7) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 02 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (6) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 28 Aralık 2019
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Köşe Yazarları
Hasan AKAR
Hasan AKAR
BAZEN GECİKİR YAZILAR…(2)
MİSAFİR KALEM
MİSAFİR KALEM
GÖRÜNMEZ MELEKLER - Deniz GEZDİ UZUN
Rami GÜMEN
Rami GÜMEN
GAZETECİLER GÜNÜ - Rami GÜMEN
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI VE DOĞRU KULLANIMI - DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
GÜREL SÜRÜCÜ
GÜREL SÜRÜCÜ
Kitap, Yazar, Okur ve Aradaki Uzun Yol
NURAY KAYA
NURAY KAYA
*RÜZGAR GÜLÜ* NURAY KAYA
FARUK YÜCER
FARUK YÜCER
Türkiye Gündemi Nasıl Değişiyor?
HAMİ KARSLI
HAMİ KARSLI
AYAK İZLERİ
MERDİN YILDIRIM
MERDİN YILDIRIM
BİZİM EMEKLİ
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ç A N A K Ç I
Şafak GÜMEN
Şafak GÜMEN
BU HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ UÇURUMA GÖTÜRÜYOR.
Ali BERKE
Ali BERKE
TEKRAR BULUŞMAK İÇİN GÜLE GÜLE !
Doğukan DEMİREL
Doğukan DEMİREL
Çocuklarda Okul Reddi
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ
AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4)
Sevinç Meşe
Sevinç Meşe
ABUR CUBURUN ZARARI
Bedrettin Naim ARSLAN
Bedrettin Naim ARSLAN
Bilmiyorsanız Çekin Elinizi !...
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT
Sakarat Eteklerindeki Endişe
MERT DİŞ
MERT DİŞ
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE BASTI
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL
SEVMEK İÇİN SON ANLAR
Yusuf UÇAR
Yusuf UÇAR
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE BOŞ LAFLAR
Mehmet TÜRKÜ
Mehmet TÜRKÜ
MESELE ‘NİKSAR’ MESELESİ!
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Doğu Türkistan’da Çin Zulmü
Cihat TAŞKIN
Cihat TAŞKIN
KARALAMA
Ali BERKE  berke_1958@hotmail.com
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com
11. yıl
Kemal YILMAZ
Kemal YILMAZ
Üç Büyük Bela
Refika GÜL
Refika GÜL
ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ
Ulvi GELBAL
Ulvi GELBAL
YEREL SEÇİMLER VE NİKSAR- II
Çok Okunan Haberler
Haluk Levent Tokat’ta Sahne Alacak
Haluk Levent Tokat’ta Sahne Alacak
Almus Barajı’nın Etkisi Tokat Merkezine Ulaştı
Almus Barajı’nın Etkisi Tokat Merkezine Ulaştı
Tokat’ın O İlçesinde Eğitime 3 Gün Ara Verildi!
Tokat’ın O İlçesinde Eğitime 3 Gün Ara Verildi!
Ana Sayfa
EKONOMİ
BİLİM VE TEKNOLOJİ
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
GÜNDEM
SPOR
RESMİ İLANLAR
YEREL
NÖBETÇİ ECZANELER
TEBRİKLER
VEFAT
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
GÜNCEL
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • EĞİTİM
  • GÜNCEL
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • TEBRİKLER
  • VEFAT
  • YEREL
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Tokat Haber | Tokat Son Dakika Haberleri