• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • EKONOMİ
  • BİLİM VE TEKNOLOJİ
  • MAGAZİN
  • KÜLTÜR SANAT
  • GÜNDEM
  • SPOR
  • RESMİ İLANLAR
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • VEFAT
  • TEBRİKLER
  • NÖBETÇİ ECZANELER
  • YEREL
  • Ara
SON DAKİKA:
19:55
CHP Niksar İlçe Başkanı Olçay: "Kurultay İptal Edilmiş Gibi Haber Yapılması Yanıltıcı"
15:52
Niksar'da ki Yol Çalışması Bayram Trafiğini Çileye Dönüştürdü
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. M. Necati GÜNEŞ
  3. NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (5) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa”
Yayınlanma: 18 Aralık 2019 - 20:27

NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (5) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa”

18 Aralık 2019 - 20:27
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ

Atölyedeki İşler


Kasa ve Kapağın Yapılışı

 

Turgut usta, atölyede yapılan işleri anlatmaya başlıyor. Ondan sonra atölyedeki işler başlardı. Tabii biz başlangıçta ağaç tezgâhlarda el emeği ile yapıyorduk sandıkları, cereyanda çalışan tezgâhlarımız yoktu. Önce o tahtaları el hızarı ile ölçülerine göre keser, el planyası ile kıyılardık. Tahtaları yapıştırmada kullandığımız tutkalı da hazır almaz kendimiz hazırlardık. Önceden pul pul plaka tutkallar vardı. Sonradan boncuk tutkallar geldi. Onu bir kap içindeki suya koyar ve tüpün üzerinde kaynatır kaynatırken de bir çomakla sürekli karıştırırdık. Hazırladığımız bu tutkalla ölçüsüne göre hazırlanmış olan tahtaları yapıştırmadan önce tahtaların desenlerinin ve renklerinin birbirine uymasına çok dikkat ederdik. Tahtanın yüzüne rendeyi çalardık, renkleri birbirine uyuyorsa desenler birbirine uyuyorsa onları birbirine eklerdik. Yani tahtaları uyumlu hale getirip uçlarını denkleştirdikten sonra yapıştırır ve kurumaya bırakırdık. Zaten kısa sürede yapışırdı ve tam yapıştıktan sonra da çekiçle vursan ayrılmazdı. Daha sonra mastar tutardık doğru mu eğri mi diye. Hatalılarını doğrultup düzeltmek çok uğraştırırdı bizi. Bir de her mesleğin olduğu gibi bizim mesleğin de püf noktaları var. Mesela biz ahşabın ne tarafa çalışacağını yapmadan önce tahmin edebiliyoruz, sağa mı döneceğini sola mı döneceğinin hesabını yapabiliyor, ona göre alıştırıyoruz.

 

Bu tahtalar ölçülerine göre kesilip, yapıştırılıp, birleştirildikten sonra çatım aşamasına geçilir yani sandık kasası oluşturulurdu. Kasayı oluştururken kırlangıç birleştirme vardı, elle yapılıyordu. Şimdi artık o birleştirmeler makine ile yapılıyor. Daha önceden hazırlanan kalıplara göre kıl testere ile kesilip şekil verilen 10cm yüksekliğindeki ayaklar da sandığın altına yapıştırılarak monte edilirdi. 

 

Aksesuarlar, Gizli Gözler, Özel siparişler

 

Mahmut usta, özel istekleri de yerine getirdiklerini söylüyor. Sandıklar genelde aynı yapılırdı ama isteğe göre sandığın altına çekmece yapılır, içine altınların vesairenin saklanması için değişik gizli gözler yapılırdı. Sandığın kapağını açtığın zaman sağ tarafta genelde bir göz olurdu boydan boya, onun altında yukarıdan karşıdan görünmeyen ikinci bir göz daha olur. Yine tabanda iki kat olur ve orası gizli bölme olarak kullanılırdı. Bu gizli bölmeler de yapıldıktan sonra bir aylık bekleme süresi vardı. Bu beklemenin sebebi eğer tahta oynama yapacaksa bu arada yapsın daha sonra bizi uğraştırmasındır. Yine daha önceden ufak tefek hataları kapatmak için yapılan macunların çökmesiyle tekrar macunlar yapılır yani son hatalarda giderilir ve sandık son şeklini alır. Tabii bu da bu işin püf noktalarından. Çünkü o bekleme süresince ortaya çıkan hataları tekrar görüyorsunuz ve onları tamamlıyorsunuz. Yaklaşık bir ay süren bu bekleme süresinden sonra artık kapağın alıştırmasına sıra geliyor. 

 

Kapak Alıştırma

 

Turgut usta, sandığı kasasını oluşturup kapağı da yaptıktan sonra menteşeleri takardık diyor. Daha sonra sıra kapağı alıştırmaya gelirdi. Kasayı oluşturup kapağı yaptıktan sonra menteşeli o kapağın alışması lazım yani kapak kapatıldığı zaman aradan ışık sızmayacak. Kapağı alıştırmak için güzelce bileylediğimiz el planyası ile içe gelen tarafını yatık yapardık. O biraz da işe baygın olur ve daha güzel yapışırdı. Kapağı alıştırdıktan sonra tarakları yapardık. Sandıkta en zoru kapak alıştırmadır. Eğer kapağı tam alıştırabiliyorsanız, kapağı alıştırıp su sızmaz yapıyorsanız usta olmuşsunuz demektir. Hem kasaya hem de kapağa el matkabı ile delikleri deldikten sonra kapaktaki deliklere dişleri takardık. Kapağa takılan bu dişler kasadaki deliğe girerdi. Daha sonra da kilit yeri ve anahtar deliği açılır ve sandık ana hatları ile biterdi. 

 

Sandık Ölçüleri

 

Mesela bir sandığın ölçüleri 80-90 ve 100'lük olurdu.  Bu işin standardı 90'lık sandık idi. 90'lık sandık deyince 90-45-45 anlaşılırdı. Boy 90, genişlik ve yükseklik 45'er cm. olurdu. Tabii bu ölçüler özel sipariş olduğunda isteğe göre değişirdi. Mesela Sivas bir metrelik(100-50-50cm) sandık isterdi.

 

Macun ve Cilalama

 

Kemal İbiş usta, sandık ana hatları ile bittikten sonra sıranın macunlama ve cilalamaya geldiğini söylüyor. İşte çivi delikleri, ufak tefek hatalar varsa bunlar macunla kapatılırdı. Macun da zaten ceviz tahtasının ince talaşı ile tutkalın karışımından oluşurdu ve bu şekilde o yapılan macunla o hatalar kusurlar kapatılırdı. Sürülen o macun bir gün bekler, kuruduktan sonra sistre ile fazlalıkları alınır ve düz bir zemin ortaya çıkardı. Ondan sonra perdah işi başlardı. Bizim perdah olayımızda el sistrelerimiz vardı. Sadece ağacı yontarak perdah yapıyorduk yani hiç toz çıkmıyordu. Perdah güzel olursa cilamız da güzel ve hatasız olurdu. Çünkü Gomalak cilası çok ince hata kabul etmiyor, perdah çok güzel yapılması gerekiyor. Perdah'te kullandığımız aletleri yani sistreleri yine kendimiz yaptırdık. Lamadan yapıyorduk onları, bunların ağzı bozuk olursa tahtamızı çizerdi. Cam kırıkları nasıl çiziyorsa onlarda tahtamızı öyle çizer. Onun için bilenmesi çok güzel olacak, kılav(Çapak) ağzından düşmüş olacak yoksa kılav sandığımızı çizer. Bütün emek boşa gider. Kılav sistrenin bıçağın üzerindeki çapak oluyor. Sistre eğe ile bilendikten sonra  inceyağ taşında o kılavın çapağın düşmesi gerekiyor. O kulağın düştüğünü nasıl anlıyoruz. O biley taşının üzerine parlak bir ince şerit halinde düşüyor yani. Ha bunu yapmazsanız bu sandığın perdahı bir saat süreceğini iki üç saat sürüyor. Daha sonraları ince zımpara vurmaya başladık, sandığın her tarafını zımparalardık. Ondan sonra sıra cila vurmaya gelirdi. Domalika (Gomalak) cila vardı eskiden, şimdi vernikle yapıyorlar. O gomalağı bir hayvanın dışkısından yapıyorlarmış. Cilanın hammaddesi idi ve pul biberin açık tonunda, ince zar kalınlığında pul biberden biraz daha büyükçeydi. Pul pul olurdu, altın gibi parlardı. Sarı rengi turuncu renge döner fakat kendisi renk vermez, uygulandığı malzemenin rengini alır. Biz bir de ne yapardık bazen ihtiyaç olduğunda boya katardık. Mesela sandığımızın tahtası çok açık renklidir, ne bileyim müşteri benim sandığım biraz daha kırmızıya çalsın veya kahverengiye dönsün der biz de isteğe göre cilayı renklendirirdik. 0.25, 0.15 paket boyalarımız vardı. Beş gram, on gram boyalar. 0.24 siyahtır, işte kahve tonlarımız vardı kırmızı, vişne çürüğü renklerimiz vardı. Onu biz kendimiz ayarlardık. Boya atılması gerekiyorsa veya müşteri tarafından isteniyorsa boya atardık.

 

 

Kadınlarımızın Hakkını Yememek Lazım

 

Kemal Erikli usta, sandığın cilalanmasını anlatmaya başlıyor. Domalika (Gomalak)'ı ispirto ile karıştırır, çalkalar ve gomalak cilamızı hazırlardık. Cilaya başlamadan önce sandığı bir güzel yağlardık. Daha sonra aynı işi yapıyor dediler ve yağın yerine mazot kullanmaya başladık. Sandığı yağladıktan veya mazotladıktan sonra cilaya başlardık. Bu aşamadaki dolgu malzememiz de ponza taşı idi. Ponza taşını alır birbirine sürterek onun tozunu bu yağlı bölgeye akıtır ve onu keçeyle güzelce sandığa yedirirdik. Yani bu dolgu verniği görevini görüyordu aslında. Peşinden cila işlemine geçilirdi. Yalnız burada bir şey söyleyeyim haklarını yemeyelim. Biz de bu işleri genelde bayanlar yapardı. Yani yağlama, ponza taşı ile dolgulama ve cila işlerini genelde evlerimizde bayanlar yapardı, onları da hakkını yememek lazım. Portakal büyüklüğünde bir  bez topumuz vardı. O bez topumuzu hazırladığımız cilaya batırır ve o cilayı yedire yedire bir güzel sandığı cilalardık. Dairesel hareketlerle sürekli o bez top sandığın üzerinde gezdirilir, o cilayı o sandığa güzelce yedirdik. Hababam sür, sür babam sür. Bu işlemi defalarca tekrarlardık. İşin püf noktası cilada bitiyordu. Perdahı güzel yapamazsam o hataları da cila ile kapatabiliyordum. İşin ustalığıyla cila faslındaydı. O ana kadar yapılan tüm işi gösteren cila idi. Mesela keçe topu ile dairesel hareketlerle cilayı sürerken keçeyi sürdüğün yere hemen tekrar sürmeyeceksin keçeyi. Oranın kuruması lazım, zaten sen cila yaparken görüyorsun onu. Çok kısa sürede kurur zaten o ve ancak kuruduktan sonra aynı yerden tekrar geçersin. Zaten o kuruma süresi bir dakika ya sürer ya sürmez. Bir de dairesel hareketleri yaparken hiç durmayacaksın, durursan işin kötü. Ve çok hızlı hareket edeceksin. Hem de spor yapmış olacaksın. 

 

Cevat usta, ciladaki sorunlardan bahsediyor. Domalika (Gomalak) cilasını hazırlarken başımıza şu da geliyordu mesela; ispirtoyu alıyorduk, Domalikayı eritiyorduk, cilaya başlıyorduk. Hava sıcak ise cila güzel olurdu. Soğuk ise yapılmazdı çünkü soğukta cila pek iyi olmazdı, dolayısıyla cila yapılmazdı. Bir ara cilada sorunlar çıkmaya başlamıştı. Cilaya başlıyorduk burayı yapıyor öbür tarafa geçiyorduk, burası kabarıyor kalkıyordu. Bir türlü cilayı tutturamıyorduk daha sonra öğrendik neden böyle olduğunu. Meğer ispirtoya su katıyorlarmış, ispirto sulu olduğu için zemine yapışmıyor ve kabarıyormuş. Bunu da sonradan öğrendik. Tabii bu piyasadan aldığımız ucuz ispirtoda oluyordu. Yoksa Tekel'den alınan ispirto saf ispirto olduğu için onda bu hata olmuyordu. Sulu ispirto sadece cilayı değil perdahlanmış sandığı da kötü ediyordu. O tahtayı kabartıp bırakıyor, bize çok zararı oluyordu. Sandığı yeniden tesviye yapıyordun yani perdahlıyordun. Hem zaman kaybı, hem iş gücü kaybı, hem de emek kaybı oluyordu. Eğer süsleme yapılmayacaksa cilalama işleminden sonra artık sandık satışa ve kullanmaya hazırdır.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4) - 31 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (3) - 22 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (2) - 12 Ağustos 2023
  • AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (1) - 28 Temmuz 2023
  • -18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ- - 19 Mart 2023
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (4) - 10 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (3) - 04 Ocak 2022
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (2) - 22 Aralık 2021
  • BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ/ İŞ ADAMI, EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ AHMET ALTIKULAÇ (I) - 20 Aralık 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (4) - 04 Mayıs 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (3) - 28 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (2) - 21 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT ÇETELERİ (I) - 14 Nisan 2021
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (4) - 11 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (3) - 08 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (2) - 05 Ağustos 2020
  • MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT'TA KURULAN CEMİYETLER, PROTESTO TELGRAFLARI VE DÜZENLENEN MİTİNGLER (1) - 29 Temmuz 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (8) “Yeni Bir Heyecan, Hediyelik Kilimli Sandık Kursu…” - 08 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (7) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 02 Ocak 2020
  • NİKSAR'DA SANDIKÇILIK (6) “Ceviz Çeyiz Sandığından Kilimli Hediyelik Sandığa” - 28 Aralık 2019
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
Köşe Yazarları
Hasan AKAR
Hasan AKAR
BAZEN GECİKİR YAZILAR…(2)
MİSAFİR KALEM
MİSAFİR KALEM
GÖRÜNMEZ MELEKLER - Deniz GEZDİ UZUN
Rami GÜMEN
Rami GÜMEN
GAZETECİLER GÜNÜ - Rami GÜMEN
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI VE DOĞRU KULLANIMI - DİYETİSYEN FUNDA KORKMAZ
GÜREL SÜRÜCÜ
GÜREL SÜRÜCÜ
Kitap, Yazar, Okur ve Aradaki Uzun Yol
NURAY KAYA
NURAY KAYA
*RÜZGAR GÜLÜ* NURAY KAYA
FARUK YÜCER
FARUK YÜCER
Türkiye Gündemi Nasıl Değişiyor?
HAMİ KARSLI
HAMİ KARSLI
AYAK İZLERİ
MERDİN YILDIRIM
MERDİN YILDIRIM
BİZİM EMEKLİ
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ahmet Ertuğrul KARAHAN
Ç A N A K Ç I
Şafak GÜMEN
Şafak GÜMEN
BU HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ UÇURUMA GÖTÜRÜYOR.
Ali BERKE
Ali BERKE
TEKRAR BULUŞMAK İÇİN GÜLE GÜLE !
Doğukan DEMİREL
Doğukan DEMİREL
Çocuklarda Okul Reddi
M. Necati GÜNEŞ
M. Necati GÜNEŞ
AFGANİSTAN'DA BİR NİKSARLI OSMAN KARABAY (4)
Sevinç Meşe
Sevinç Meşe
ABUR CUBURUN ZARARI
Bedrettin Naim ARSLAN
Bedrettin Naim ARSLAN
Bilmiyorsanız Çekin Elinizi !...
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT
Sakarat Eteklerindeki Endişe
MERT DİŞ
MERT DİŞ
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE BASTI
Mahmut HASGÜL
Mahmut HASGÜL
SEVMEK İÇİN SON ANLAR
Yusuf UÇAR
Yusuf UÇAR
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE BOŞ LAFLAR
Mehmet TÜRKÜ
Mehmet TÜRKÜ
MESELE ‘NİKSAR’ MESELESİ!
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Ahmet DOĞANSES - Hukuk - Psikolojik Danışman
Doğu Türkistan’da Çin Zulmü
Cihat TAŞKIN
Cihat TAŞKIN
KARALAMA
Ali BERKE  berke_1958@hotmail.com
Ali BERKE berke_1958@hotmail.com
11. yıl
Kemal YILMAZ
Kemal YILMAZ
Üç Büyük Bela
Refika GÜL
Refika GÜL
ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ
Ulvi GELBAL
Ulvi GELBAL
YEREL SEÇİMLER VE NİKSAR- II
Çok Okunan Haberler
Haluk Levent Tokat’ta Sahne Alacak
Haluk Levent Tokat’ta Sahne Alacak
Almus Barajı’nın Etkisi Tokat Merkezine Ulaştı
Almus Barajı’nın Etkisi Tokat Merkezine Ulaştı
Tokat’ın O İlçesinde Eğitime 3 Gün Ara Verildi!
Tokat’ın O İlçesinde Eğitime 3 Gün Ara Verildi!
Ana Sayfa
EKONOMİ
BİLİM VE TEKNOLOJİ
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
GÜNDEM
SPOR
RESMİ İLANLAR
YEREL
NÖBETÇİ ECZANELER
TEBRİKLER
VEFAT
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
GÜNCEL
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • EĞİTİM
  • GÜNCEL
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • TEBRİKLER
  • VEFAT
  • YEREL
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Tokat Haber | Tokat Son Dakika Haberleri