Bugüne dek Niksar Danişmend Gazetesinde Niksar Mevlevihânesi'nin varlığı ile ilgili olarak altı belge yayınladık. Arşivimizde aynı konu ile ilgili yayınlanmayan özellikle Çilehâne Vakfı Muhasebe kayıtlarını ihtiva eden çok sayıda belge bulunmaktadır.
Bu belgeler içerisinde Niksar'daki Mevlevîhane'nin mevcudiyetini ortaya koyan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde bulunan 1689 tarihli arşiv belgesindeki:
“…Mevlâna Celaleddin Rûmi Hazretlerinin tarikat-ı âliye-i MevlevÎyesi müntesebinden Kaza-i Niksar 'da vâki Çilehane demekle maruf Zaviye-i Mevlevîye…”cümleleridir. (Bu belgenin orijinali Niksar Danişmend Gazetesi'nde 19.07.2018 tarihinde yayınlanmıştır.
Sonuç olarak; daha önce vermiş olduğumuz bilgiler ve aşağıya aldığımız diğer çalışmaların ışığında artık Niksar'da bir Mevlevihâne'nin bulunduğunu, yerinin ise bugünkü Çilehane Camii ya da yakınında olduğunu (çok önceden yıkıldığı, boş bir arsasının kaldığı-kayıtlara dayanarak söylemek mümkündür. Çilehane Camiinin alt katının bugün için kapalı bölümünün de çilehâne olarak kullanıldığını da rahatlıkla söyleyebiliriz.
Artık görev, bu konularla ilgilenen Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Niksar Kaymakamlığı ve Niksar Belediyesi'nindir. Bize göre ilk iş gerekli izinlerin ve plan ve programların yapılmasından sonra Çilehâne Camiinin alt katındaki pencereleri kapatılmış bölümün açılmasıdır.
Böylelikle bir kültür –sanat şehri olan Niksar'da “Niksar Mevlevîhanesi” gün yüzüne çıkmış olacaktır.
NİKSAR ÇİLEHÂNE CAMİİ İLE İGİLİ BAZI BİLGİLER
Niksar'la ilgili en eski kayıtlara ulaştığımız 1455 yılına ait Tapu tahrir defterlerinde şehirde 11 hankâh bulunduğu, Hahkâh Mahallesinden bahsedilmekte adının Hankâh Zaviyesi'nden aldığını belirtilmektedir. 1458, 1482,1498 yıllarında Niksar çok ağır deprem görmüş bazı tarihi eserler yıkılmış, mahalle sayısında azalma olmuştur. Kayıtlarda 1574 yılında 10 zaviye bulunmaktadır.
Niksar Çilehâne Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü, 216 Nolu Sivas Fihrist Defterinin 16-126 sayfalarında yer alan kayıtlara göre Niksar Vakıfları arasında Merkez Çilehane Camii olarak geçer .
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 1974-8.12.1995 tarihli kararıyla da A 32 eski ve yeni sıra no pafta:30-30 Ya Ada no:305; parsel no: 4'e tescillenmiştir.
H.1286 yılındaki bir muhasebe kaydına göre de Nezâret-i Evkâf-ı Hümayuna mülhak evkâftan Canik Sancağı'na bağlı tâbi Niksar Kazası'nda kâin Hadim Ali Ağa Çilehâne Cami-i Şerifi Vakfı olarak ismi geçmektedir.
Şehir merkezi Çepni Bey Mahallesi'nde Buğday Pazarı civarında ahşap mimari özellik taşıyan ve hâlen ibadete açık olan eser,VGM İdare Meclisi2nin 12.03.1980 tarih ve 96 sayılı kararıyla Tokat İli Mazbut Hayrat Kütüğü 'nün 1.cilt 31.sahife 11.sırasına kaydedilmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde bulunan farklı bir vakfiyede yer alan 1250 tarihli bir tevcih (Görevlendirme)belgesinde caminin adı şu şekilde geçmektedir ”Niksar Kasabasında ,Yusufşah Mahallesinde vaki Çilehane demekle meşhur müteveffa Alim Ali Camii……”
Bazı vakıf kayıtlarında Nurettin Halife Zaviyesi, Çilehane adıyla anılırken, Çilehane Hamamı ve Çilehane Köprüsü de kayıtlarda yer almaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde, Niksar'da Çilehane demekle maruf Zaviye-i Mevlevîye Vakfına ait belge ise 1105(1689) tarihini taşımaktadır.
Ayrıca Vakıflar genel Müdürlüğü arşivlerinde Çilehane Camii ile ilgili 10'a yakın tevcih bulunmaktadır ki bunların en eskisi 1219 tarihlidir.
NİKSAR MELİKGAZİ MEZARLĞI'NDA BULUNAN MEVLEVÎ MEZAR KİTABELERİ
Osman Ağa: Mezar taşındaki vefat tarihi: 10 Temmuz 22 Temmuz 1289/ M.22 Temmuz 1873
Abdurrahman Eman Ağa: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.19 Cemaziyevvel 1284/ M.18 Eylül 1867
Şeyh Mehmet Efendi: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1315/ M.1897-1898
Hafız Muhammed Revnak Efendi: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1272/M.1855
Faik ve Mahir: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1335/M.1916-1917
Hızarcızâde Osman: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1331/ M. Aralık –Ocak 1912-1913
Muhammed Sami Efendi: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1340/ M.13 Haziran 1921
Secerzâde Mustafa: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1335/1917
Abdi Efendizâde Mustafa Efendi: Mahdumu Ahmet Efendi: Mezar taşındaki vefat tarihi: H.1332/M.1914
HALK ARASINDA GÜLÜŞAN TEKKESİ OLARAK BİLİNEN YERLE İLGİLİ BİLGİLER
Niksar'da Kırgızlar Kümbeti ve yukarı kısımda yer alan alanın yakın döneme kadar tarihi bir mezarlık olduğu bilinmektedir. Arşivlerimizdeki fotoğraflar da bunun en önemli delillerinden birisidir. Ancak 1939 ve 1942 yıllarında meydana gelen depremler sonrası bu alanların halkın kullanabileceği (mevcut belgeler ışığında belirtiyorum),sığınabileceği açık alanlar olarak değerlendirilmesinden sonra bugün bu tarihi kimlik taşıyan yerler maalesef özel mülkiyete geçmiştir.
Halk arasında Gülüşan Nene/Gülüşan Dede olarak bilinen bir tekkenin varlığından Niksar'da çalıştığım 1985-2005 yılları arasında haberdar olmuştum. Niksar Mevlevîhânesi konusunda çalışmalarımız sırasında önümüze çıkan belgelerde Mevlevî Şeyhi Gülşen-i Mehmet ismi çıkınca yeniden bir araştırma yapma ihtiyacı hissettim.
Değerli kardeşim emekli eğitimci Bekir Keklik Bey (Şuan NİKTAŞ A.Ş.Genel Müdürü)vasıtasıyla 1929 doğumlu annesi Binnaz Keklik'ten aldığımız bilgiler ışığında yıkılan Albayrak İlkokulu bitişiğindeki evlerinin yakınında, düz bir alanda böyle bir tekkenin olduğunu büyüklerinden duyduğunu, ancak herhangi bir bina, eser olmadığını sadece sakızlık adı verilen yaşlı bir ağaca özellikle çocuğu olmayan kadınların gelerek namaz kıldıklarını, dua ettikten sonra bez parçası bağladıklarını, ayrıca yine o alanda bulunan taş sandukanın daha sonraki yıllarda Melik Gazi Mezarlığı'na kaldırıldığını öğrendik.