Araştırmacı-Yazar Sercan Ünsal’ın:” SOVYETLLERDEN PAMUKPINAR KÖY ENSTİTÜSÜ’NE RUS HASAN “Eserinde Tokat’ın İzleri Hasan AKAR
Söz vermiştim bu değerli eserin yazarı, yaptığı çalışmalarla gün yüzüne çıkartıp yayınladığı Pamukpınar Köy Enstitüsü’nü dünyaya yeniden tanıtmayı başaran Sercan Ünsal Bey’e. Eserin basımını titizlikle takip ederek “İlk okuyucusu ben olacağım. “Diye. Ancak olmadı, Ankara’da 15 Kasım 2025’te geçirdiğim açık kalp ameliyatı nedeniyle bugüne dek bir satır bile yazıp paylaşamadım sosyal alanda. Ya da bu mazerete mi sığındım kendimce anlayamadım. Ankara Niksar Şehler Köyü Derneği Başkanı Sezai Aydemir Bey Ankara’dan Barış Kitap’tan temin ettiği kitapları Tokat’ta bana ulaştırdığında da basımından 15-20 gün geçmişti neredeyse.
Eser üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Niçin Hasan Usta sorusunun içeriğinde onu ele almasının sebeplerini özellikle Pamukpınar Köy Enstitüsü mezunu olan babası Niyazi Ünsal’dan çocukluğunda bu ismi çok sık duymasına bağlıyor.
İkinci bölümde Hasan Kaykınok yani Rus Hasan’ın hayatı geniş bir şekilde belgelerle ortaya konuyor.
Son bölümde ise Pamukpınar Öğretmen Okullularının Hasan Usta’yı anlatımlarından örnekler veriliyor. Müdür Turgut Ertaş, Nazif Çakar, Nizam Özer (Eğitim Şefi), Nevzat Karaoğlu (Personel), Seçil Çalışkaner (Emekli öğretmen/kızı), Haydar Reçber (Öğrenci/Emekli öğretmen), Ali Çağlayan (Öğrenci/Emekli öğretmen), Güngör Babacan (Öğrenci/Emekli öğretmen), Zekeriya Yağız (Öğrenci/Emekli öğretmen) duygularını paylaşanlardan.
Ünsal, eserin 12. Sahifesinde bir vefa örneği, Pamukpınar imecesinin katılımcılarına teşekkür ediyor.
Hasan Kaygınok, öncelerinde Moskof, Komünist Hasan, Rus Hasan, Çerkez Hasan, Kazak Hasan sonralarında Hasan Usta, Hasan Amca, Hasan Abi, Hasan Baba, Hasan Dede gibi unvanlarla/lakaplarla Pamukpınarlılar tarafından hatırlanan bir değer.
Ancak onu en güzel tanımlayan ifadeler okulun kurucu müdürü Şinasi Tamer’in (1909-1990) eski Erzincan Senatörü Niyazi Ünsal’a (1927-2010) gönderdiği 6 Kasım 1976 tarihli mektupta saklı: “O ‘Rus Hasan’ ki, öz be öz Türk Hasan, Kafkasyalı Hasan, Türklükle yoğrulmuş, damarlarında Türk geleneği ve Türk göreneği katıksız yaşayan Hasan Usta hâlâ orada. Tarihin yapraklarına gömülerek, evvelce yapılanların şimdi yapılanları ölçme yeteneğine erişmiş. Kısaca tarih olmuş bir abide.”
33 yıl Yıldızeli Pamukpınar’da görev yapan motor, elektrik ustası efsane isim Hasan Kaygınok 1909 Osetya doğumlu. Hayat hikayesi oldukça ilginç, Rusya’dan Türkiye’ye kaçış, sonrasında tekrar Rusya (1922-1934) ve son olarak yine Türkiye ‘ye dönüş. 1935-1937 yılları arasında da askerliğini Sivas’ta yapışı.
Kaygınok,1938’de Sivas’ta bir lokantada görüp âşık olduğu Ayşe Hanım ile mutlu bir evlilik yapmış ve bu yuvada üç erkek Galip, Talip, Muttalip ve iki kız evlat Nuran ve Leman doğmuş. Kız evlatlarından Nuran Pamukpınar’da görev yapan öğretmenlerden Hurşit Anapa ile, Leman da Ercan Bayraktar ile evlenmişler. Oğulların üçü de artık aramızda değiller kızlar ise hayatta.
Rusya’da bir teknik okulda eğitim gören ve on parmağında on hüneri olan Rus Hasan’ı 1943 yılında Sivas Sanayi Çarşısında motor atölyesinden okulun kurucu müdürü Şinasi Tamer ikna ederek Pamukpınar’a getiriyor.
İkinci Dünya Savaşı yılları, 1940 şartlarında Yıldızeli Pamukpınar’da ilk elektrik santrali, su kuyusu, hamam, motor/makine tamiri, sinema çalıştırıcısı, şoför, Çamlıbel’de karda kışta cankurtaran… Onsuz Pamukpınar’ı düşünmek mümkün değil.
Üstelik Hasan Kaygıner’in çalışmaları Pamukpınar’la sınırlı kalmamış zaman zaman Samsun Lâdik, Ankara Hasanoğlan ve Erzurum Pulur Köy Enstitülerinde de görevlendirilmiş. Bu emektar insan 1975 yılında emekli olduktan bir müddet sonra rahatsızlanıyor ve 1977 Şubat’ında tedavi gördüğü evinde vefat ediyor. Kızı Nuran’a: “Kefenimi ipek yapın, Leman’ı çok özledim.” onun son sözleri oluyor. Sevenlerinin omzunda Sivas’ta Yukarı Tekke Mezarlığına defnediliyor.