“…Hürriyet Gazetesi davet etmişti bir toplantıya, birlikte Ankara'ya gittik.
Rüzgârlı Sokaktaki gazeteye geldik, merdivenlerden çıkıyoruz. Ben Grand-tuvalet giyinmişim üzerimi Vali beyin üzerinde mont falan var.
Bir hanım geldi, merdivenlerin başında bana yönelerek:
-Sayın Valim, hoş geldiniz, buyurun, dedi.
Ben mahcup oldum ve:
-Vali, bu beyefendidir, ben değilim, dedim. Vali Bey bunun üzerine bana dönerek:
-Bir daha seninle bir yere gitmeyeceğim, senin yanında beni valiliğe yakıştırmıyorlar, dedi.
Dedi, ama yine de tüm gezilerine beni davet etti, beraber gittik.”
*Dr. Ömer Balak, Vali Recep Yazıcıoğlu'nun yakın dostlarından.
…
“…Tokat ilinin dağından taşına, köyünden şehrine, görünüşünden alt yapısına,sanayisine ve turizminde bu gün ne görünüyorsa mutlaka onun bir izi vardır.
O,Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği devlet-millet işbirliğini en iyi gerçekleştiren gönüllerin valisidir.
O,bir şantiye şefidir…
O,bir turizm kahramanıdır…
O,bir halk hayranı…
Büyük bir insan…
O,Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin aşığıdır.”
*Ayhan Nasuhbeyoğlu 2003-2005 yılları arasında Tokat Valisi.
…
“Onunla tanışmamız yıllar öncesine, Erzincan a vali olarak geldiği ilk günlere rastlar.
Tüm dünyada “Sevgi Yılı” olarak kabul edilen 1991 yılında Kültür Bakanlığı adına açtığım “Sevgi” konulu resim sergisinin Erzincan'da da açılacağını öğrendiğimde Erzurum'da Üniversite mezuniyet aşamasındaydım.
Serginin açılışına hazırlığı için Erzincan'a gittim ve o çok merak ettiğim Süper Vali “ ile tanışmak istedim. Telefonla randevu talep ettim. Sekreter valinin o gün vilayette olduğunu randevu vermediklerini gün içinde gelebileceğimi söyledi.
Vilayete gittim. Vali Beyin kapısına geldiğimde kapı ardına açık vali içerideki insanlara heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Beklemek istedim. Sekreter:
-İçerdekilerin çıkmasını beklemeyin Vali Bey kabul eder, siz buyurun dedi.
Doğrusu alışılmışın dışındaki bu tarz biraz garibime gitmişti.
Tokat'taki icraatlarını duymuş, aykırı biri olduğunu işitmiştim. Bu daha kapıda başlıyordu.Kapıyı çalıp içeri girdiğimde gördüğüm manzara karşısında hayretler içinde kaldım.Bir kaç bürokrat ve bir oda dolusu yaşlı insan.Vali Bey onlarla o kadar iyi bir diyalog içindeydi ki sohbetlerini bozmaktan imtina ederek kendimi tanıttım. Haberi olmuştu sergimden. Ayağa kalkıp boynuma sarıldı.
-Yahu ben seni daha yaşlı bekliyordum. Maşallah çok gençmişsin, buyur otur dedi. Hatırımı sordu, Erzincanlı olduğumu öğrenince sevindi. Oradakilere sergimden bahsedip onura etti. Resme karşı bu kadar ilgisi olması beni o an çok mutlu etti.
Bir hafta sonra resim sergimin açılışı Vali Bey tarafından yapıldı. Akabinde konuklara bir de sevgi konulu slâyt sunup, seminer verdim.
-İşte bu güzel oldu, sergiyi tamamladı, dedi.
Onun yakınlığı, bizi ona akın etti. Bu tanışıklık, ileride bir dostluğa dönüştü.”
*Köksal Pabuçcu , Adam Gibi Vali Recep Yazıcıoğlu 2005 (Tokat'ta Vali Recep Yazıcıoğlu'nu Anma Programı düzenleyen vefalı bir dostu)
…
“Yiğit meydanında belli olur” diye bir atasözümüz vardır. Kolaydır, kuru laf üretmek,sözde atıp tutmak kolaydır ama,iş başında kendini göstermek zordur.İşte biz,önceki gün,şehirde 2.5 saat süren bir tur attık ve yiğidi meydanda gördük.
…
Bu yurt, bu toplum için iş yapmak lâzım iş. Kürsülerden nutuk atmak, nasihat çekmek devri geçti artık. Taş üstüne bir taş koymak, yapılan eserleri korumak, başlanan işleri yarıda bırakmamak, iyinin, doğrunun yanında destek olmak gerek. Ahkâm kesici, fetva verici, fesat ve nifak saçıcı değil…
Tokat Valisi Recep Yazıcıoğlu yakın maiyeti, kaymakamı, müdürü, memuru, işçisi, köylüsü ve şehirlisiyle bugünden bir efsanedir artık. Yaşayan efsane”
*Cemalettin Yarkın, Gazeteci (O'nu adım adım takip eden ve basın hayatında paylaşan vefalı bir yazar)
…
“Vali Yazıcıoğlu, kendisini makamına hapsetmemiş, hakla iç içe olmuştur. İmza atmak gibi bürokratik işlerini akşamdan tamamlayarak, sabah daire amirleri ile Ankara'dan veya varsa başka illerden gelen misafirleri ve kendisini her zaman desteklemekten bıkan çalışan basın mensupları ile dağ taş demeden gezer, konuşur, dinler, tespit eder çözmeye çalışırdı sorunlarını.
Güzel ve etkili konuşması ile insanları kendisine bağlar, konuşurken de vücudunu konuştururdu. Seneler sonra bunun “Beden dili” olduğunu ve her hareketin, yüz ifadesinin bir anlamı olduğunu ve fizyonomi diye adlandırdığını öğrenmiştim, kişisel gelişim dergilerinden.
Vali Bey'in konuşmaları tabi ki boş konuşmalar değildi. Bu konuşmalar vatan ve millet sevgisi üzerine, çalışmak üzerine, memurları ve vatandaşları bilinçleştirmek üzerineydi.”
*Turan Yalçın, Hizmetkâr Lider Recep Yazıcıoğlu,2010 (Diğer bir eseri: Recep Yazıcıoğlu'nun Liderlik Sırları 2013)
…
“…Recep Bey trafik kurallarına harfiyen uyan biriydi. Yaptığı hizmet adına hızlı yaşamayı çok severdi. Fakat arabadayken sürati sevmezdi.
Tokat'ta görev yaparken, bir akşam kılık değiştirerek eski bir motosikletle şehir turuna çıkar.
Kendisini durduran bazı polisler ondan rüşvet isterler. Paraların seri numaralarını kaydeder ve rüşvet alan polisleri aynı akşam emniyet müdürünün makamlarına çağırttırıp onlara gerekli cezayı verir…”
*İhsan Özmek ,Vali Receğ Yazıcıoğlu'nun makam şoförü
…
“Tokat'tan gittikten sonra, Tokat basınının duayenlerinden rahmetli Fethi Günesen, O'nun Tokat'tan ayrılışının ardından, gazetesinde yazdığı bir yeni yıl taşlamasında:
' Sanki bir rüya idi, ölmez isim bıraktı
Recep Yazıcıoğlu bir yıldız gibi aktı' demişti.
Evet, Vali Recep Yazıcıoğlu bu dünyadan bir yıldız gibi aktı gitti. Gelecek haftaki yazımızda Devlet Eski Bakanlarımızdan Sayın Metin GÜRDERE'nin Vali Recep Yazıcıoğlu ilgili hatıralarını konu edineceğiz.