Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi, Ortaokul 1.Sınıf Matematik Öğretmenim Sami Toker'in (1928-2020) Aziz Hatırasına”
Zamanın hızla ilerleyip, beklenmedik değişim ve gelişmelerin yaşandığı Tokat'tın eski işlevlerini yitirse de hâlâ üç büyük çarşısı var. Meydan Çarşısı, Behzat Çarşısı ve Sulusokak (Eski Mahkeme önü Çarşısı)
Biz bunlardan Meydan Çarşısı içinde yer alan dünün tarihi olaylarına şahitlik eden, ticaret yolları üzerinde bulunan şehirde bu ihtiyaç için yapılarak konaklamaları gideren, sonrasında değişik alanlarda hizmet veren ve uzun yıllar sebze, meyve komisyoncularına hâl olarak değerlendirilen Tokat Taşhan'ından özellikle de (1940-1972 yılları arası ) esnafından bahsedeceğiz.
Taşhan, 1626-1632 yılları arasında inşa edilen Osmanlı eseridir. Dikdörtgen planlı, açık avlulu, kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarına göre İçte 76, dışta 103 mekân bulunmaktadır. Voyvodaların şehri yönettiği zamanda yapıldığı için Voyvoda Hanı olarak da bilinmektedir. 2013 yılında turizmde ilgi çeker düşüncesiyle Voyvoda Hanı olarak tabela asılmış, ancak Tokat kalesinde hapis yattığı bilinen Türk düşmanı Kazıklı Voyvodayı çağrıştırıyor denilerek Tokat halkının gösterdiği tepki üzerine aynı gün geri sökülmüştür.
.png)
Taşhan'ın ticaretin yoğun olduğu yıllarda olduğu kadar gerilediği dönemde de bu alanda hizmet verdiğini eski kaynaklara dayanarak rahatlıkla söyleyebiliriz.
Taşhan'la ilgili ilginç bir belge de Cumhurbaşkanlığı Arşivinde yer almaktadır. (17.07.1933 Tarih ve 14715 sayılı kararnameye zeyil) Evkaf Umum Müdürlüğü'ne bağlı Taşhan'ın Adliye Vekâlet'ince satın alınarak Hapishane şeklinde kullanılmasına dair İcra Vekiller Heyeti'nin 06.01.1934 tarihli toplantısı sonrası Cumhur Reisi Gazi Mustafa Kemal'in 6.01.1934 tarihli, imzalı kararnamesi bulunmaktadır.
Bu belgenin kurşun kırmızı kalemle imzalı orijinalini 1997 yılında Devlet Arşivleri'nde bizzat görmüş, fotokopisini 2003-2005 yılları arasında Tokat Valisi olarak görev yapan Sayın Ayhan Nasuhbeyoğlu'na Niksar'daki bir etkinlikte takdim etmiştim.
Ancak bu karar sonrası Taşhan'ın hapishane olarak değerlendirildiğine dair elimizde bir belge bulunmamaktadır. Tokat Mevlevîhanesi'nin bir müddet üst katının kadınlar alt katının erkekler hapishanesi olarak kullanıldığı bundan 20 yıl önce dinlediğimiz görgü şahitlerinin bilgileri ile ortaya çıkmaktadır. Anlaşılan bu hizmet için Taşhan yerine daha sonra boş bir bina olan Mevlevihane'de karar kılınmıştır.
Taşhan'ın Bizdeki Kısa Hikâyesi
Çocukluğumda üzüm zamanı sabah erkenden rahmetli annemle Taşhan'a gider, Babamın arkadaşlarından Komisyoncu Hüseyin Bedestenlioğlu'na uğrar iki sepet üzüm alır, arıların hışmına uğramaktan korkarak omzumuza koyup, yürüyerek Perviz Sokağı'ndaki evimize getirirdik. Tabi boşalttığımız sepetleri geri götürmek yine bana düşerdi. Şayet sonbaharda çuvallarda hoşaflık elma ya da üzüm yaprağı alacaksak at arabası tutardık mutlaka.
Yine o yıllarda Perviz Sokağı'nda komşularımızdan Rahmi ve Ragıp Alhan Ağabeyler de Taşhan'da komisyonculuk yapıyorlardı. Ragıp Ağabeyin beslediği bir kurt köpeği “Tomi “ çok meşhurdu. Ağzına taktıkları sepetle Taşhan'a yemek götürüyor, boşlarını da bazen tek başına bazen de Rahmi Ağabeyin yaşça benden küçük oğulları Salih ile beraber eve getiriyordu.

Taşhan'ın karşısında bugünkü Vakıflar İşhanı'nın yerinde Sipahi Pazarı (halk arasında Bit Pazarı) bulunuyordu. Bendeniz de 1967'li yıllarda bu pazarın Meydan tarafına bakan dükkânlardan birinde Abdurrahman Açık'ın Mahlep kırma atölyesi ve basma fabrikalarının artıklarını sattıkları işyerinde çırak olarak çalıştığım için Taşhan'daki ve meydandaki ticari sirkülasyonu çok rahat görebiliyordum. Diyebilirim ki bugün de olduğu gibi Tokat'ta köy ve kasabalının ilk durağı, merkezi buralardı.
Gazi Osman Paşa Lisesi orta ve lise bölümüne devam ettiğimiz yıllarda Taşhan'ın ve Meydan Çarşısının o güzel hareketliliğini, at arabalarının sahiplerinin telaşını, sırtlarında semerleri ile Taşhan'ın kapısını gözleyen hamalları ve dışarıdaki gaz yağı satıcısı önünde gazyağı şişelerini doldurmak için bekleyen köylü vatandaşların halini seyrederek okula giderdik. Öyle ki yarısı kesilmiş teneke bir varilin içindeki gazyağındaki parlayan bozuk paraları görünce elimi sokup alasım gelirdi. 1978 yılı yaz tatilinde bugünkü Novada'nın yerinde bulunan sebze ve meyve halinde de komisyoncu Çakır Mert'in işyerinde rahmetli Kadir ağabeyim ve yeğenim Zeki Akar'la iki aya yakın çalışmışlığımızın olduğunu da belirtmeliyim.